Los Angeles Yolu (Arthur Bandini Destan #2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.144
Gösterim
Adı:
Los Angeles Yolu
Alt başlık:
Arthur Bandini Destan #2
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
186
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752810297
Orijinal adı:
The Road to Los Angeles
Çeviri:
Avi Pardo
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Parantez Yayınları
Her sabah bu duyguyla kalkıyordum yataktan. Şimdi kendime bir iş bulmam lazım, lanet olsun. Kahvaltı ediyor, kolumun altına bir iktap yerleştirip ceplerime kalem doldurduktan sonra kapıdan çıkıyordum. Merdivenden indiğim gibi kendimi dışarı atıyordum. Bazen sıcak oluyordu hava, bazen soğuk, bazen sisli, bazen açık. Koltuğumun altında kitapla iş aramaya çıktığım için önemi yoktu havanın...
Eserlerinin çoğunda çocukluk ve gençlik dönemlerini anlatan John Fante, bu 'Los Angeles Yolu' kitabında da babasının ölümünden sonra geçirdiği herhangi bir geçiş döneminde, yaşadığı ve tahammül edemediği yaşam koşullarını anlatır. Bu koşullardan kaçış yolu yine ipe sapa gelmeyen hayalleridir. Bandini dizisinin birincisi mi veya ikincisi mi olduğunu şimdi emin olamadığım bu kısa romanda Fante'nin sadist ve ırkçı kişiliğine de şahit oluyoruz, devam eden kitaplarda ise şiddetin dozajı biraz düşüyor. Okuduğunuz romanlarda dürüstlükten ve naiflikten ödün verebiliyorsanız tavsiye edeceğim...
Los Angeles Yolu, Arturo Bandini serisinin ikinci kitabı gibi görünüyor ama aslında ilk hikayeye pek bağlı değil. ortak olan tek karakter Arturo.
Arturo'nun gençlik yılları. ilk kitapta yer alan anne karakteri kadar baskın bir anne figürü yok. ve ilk kitaptaki iki erkek kardeş yerine Mona adlı bir kız kardeş var. Baba ölmüş. Rahibe olmak isteyen bir kardeş var yine. Arturo 18 yaşında bir genç arkadaşımız. iş bulmak adına yaşadığı deneyimlerle kendi kafasında yaşattığı hikayeleriyle geçiyor kitap.
Arturo'nun kesinlikle kaçık, çılgın, deli, fetiş, hasta ruhlu biri olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz kitap ile. Sürekli Nietzsche ve Schopenhauer okuyor ve sonra bir yazar olmaya karar veriyor ve bu olayla Toza Sor kitabına bağlanıyor gibi duruyor.
Kitabın bi çok kısmını mideniz ve sinirleriniz kaldırmayabilir ama Fante bu kitap ile sizi Arturo'dan soğutsa da Toza Sor ile herşeyi yerli yerine koyuyor.
herşeye rağmen kitabın bir kaç yerinde Arturo'nun saçmalıklarına gülmeden edemiyorsunuz. Çünkü o tam bir deli :)
  • Satranç
    8.7/10 (8.908 Oy)8.852 beğeni24.345 okunma1.648 alıntı112.849 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.242 Oy)8.559 beğeni27.488 okunma779 alıntı133.921 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.793 Oy)6.106 beğeni16.093 okunma2.716 alıntı82.982 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.225 Oy)3.741 beğeni12.397 okunma1.113 alıntı50.298 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.760 Oy)18.362 beğeni41.583 okunma2.741 alıntı174.977 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.213 Oy)3.281 beğeni10.028 okunma4.800 alıntı90.942 gösterim
  • Ekmek Arası
    8.4/10 (380 Oy)361 beğeni1.092 okunma309 alıntı9.321 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.388 Oy)12.983 beğeni33.226 okunma3.153 alıntı139.664 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.165 Oy)7.735 beğeni21.764 okunma784 alıntı85.070 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.275 Oy)7.625 beğeni20.642 okunma3.730 alıntı123.521 gösterim
Arturo Bandini birçok insanın yakın çevresinde tahammül edemeyeceği bir karakterdir. Hırsızdır, yalancıdır, bencildir, kibirlidir, cinsiyetçidir, sadisttir, histeri nöbetleri geçirir, hayal dünyasında yaşar ve bu dünyasına kimseyi kabul etmediği için anlaşılamaz. Çalışmayı sevmez, Schpenhour, Nietzsche ve Oswald Spengler hayranıdır. Yeri gelir bu adamlara da söver.
Kendisi mevcut düzene karşı olmasına rağmen hiçbir eylemde bulunmazken, başka bir işçiyi sistemin parçası olup grev yapmadığı için aşağılayabilir. Sosyalizme sempatisi vardır fakat ırkçılığı da vardır. Zor bir karakter.

Kısa pantolonlu halini bilirim bunun. Erkek kardeşi hastalandığı için gidip kafasına vurup piç kurusu diyen bir abidir. (Bahara Kadar Bekle Bandini )

Bu kadar olumsuz yönü olan bir karakter kendisini nasıl sevdiriyor, okutuyor? Benim bulduğum varoluş acısı çeken yalnız bir karakter. Sadece bu yüzden sevdiğim bir karakter dersem yalan söylemiş olurum. Saydığım olumsuz özelliklerden bazılarının kendimde de olması yakınlık duymamı sağlayıp sevdirmiş olabilir.

Babası ailesini terk etmiş, balık fabrikasında çalışmış, yazar olmaya karar veren Arturo Bandini, John Fante' dir. Arturo' yu anlatırken ne kadarını kurguladı, kendisini kapattığı düşüncelerinden ne kadarını paylaştığını bilemesek de Arturo Bandini'de John Fante' yi çok rahat görürüz. Los Angeles' ta görüşmek üzere Arturo.
Arturo Bandini dörtlemesinin ikinci kitabı Los Angeles Yolu. Los Angeles Yolu aslında yazarın 1933 yılında yazdığı ama ancak 1985 yılında yayınlanabilen ilk kitabı. Bu kitap da Arturo Bandini ergen yaşlarda ve yazar olma hayalleri kuruyor. John Fante'nin gerçek hayatta yaptığı gibi bir balık fabrikasında çalışıyor ve her fırsatta Nietzsche, Schopenhauer gibi filozofları okuyor. Balık fabrikasından önce çalıştığı markette tuvalette Nietzsche okurken yakalanıyor patronu tarafından ve kovuluyor. Kitapta özellikle cahillikle ve yobazlıkla suçladığı kız kardeşiyle girdiği tartışmaların yer aldığı bölümler insanı gülümsetiyor. Daha önce okumuş olduğum Toza Sor ve Bahara Kadar Bekle Bandini kadar beğenmesem de Bandini severlerin okuması gerekir diye düşünüyorum.
Arturo Bandini'nin ergenlik bunalımlarını konu alan kitap olay kurgusu ve örgüsünden çok kahramanın hayallerinden oluşmakta. Bence serinin tek vasat kitabı. Fakat bu kitaptaki tatminsizlik "Toza Sor" kitabında fazlasıyla telafi edilmiş.
Sapkınlıkla, entellik arasında gidip gelen hatta her ikisini harmanlayıp hayatı sorgulamaya geçen bir adamın (Bandini) öyküsünü ele almakta kitap. Fante'nin karanlık tarafının başlangıcını oluşturuyor. Sonraki kitaplarda da başkarakter olacak Arturo Bandini'yi ilk defa burada görüyoruz. Karakteri ileri kitaplarda otursa da tam bir ergen davranışları sergileyen, hiç bir kurala bağımlı kalmayan, inanç konusunda sorgulayıcı fakat bir o kadar da kendi doğrularına bağımlı bir karakteri gözler önüne sunuyor.
deli olduğumu düşünüyorlardı çünkü ben tarladaki ineklere benzemiyordum. varsınlar deli sansınlar beni! deliydim tabi ki! sizi cahiller, sizi salaklar, sizi ahmaklar! düşünceleriniz beni zerre kadar ilgilendirmiyor. onlara o kadar yakın olmak iğrendiriyordu beni. pataklamak istiyordum onları, teker teker, ağızları burunları kan içinde kalıncaya kadar. içimden o melankolik ve yılgın gözlerini başka tarafa çevirmelerini bağırmak geliyordu çünkü yüreğimdeki yarayı kanatıyorlardı; içinden ölülerinin arka arkaya çıkıp hayatlarının buruk acısını sergiledikleri açık bir yara, bir mezar, bir delik.
Cahiller, budalalar ve geri zekalılarla konuşmanın yararı yok. Zeki insan dinleyicilerinin seçimini özenle yapar.
“Başımı kaldırdım. Gün ağarmak üzereydi. Oda sise boğulmuştu. Soba sönmüş, ellerim uyuşmuştu. Kalem tutan parmağım su toplamıştı. Gözlerim yanıyordu. Sırtım ağrıyordu. Soğuktan kaskatı kesilmiştim. Ama hiç bu kadar iyi hissetmemiştim kendimi.”
“Yüreğim. Göğsümden fırlayacakmış gibi atmıyordu artık, büzülüyordu, karanlığın içine süzülüyordu benimle birlikte. Annem. Panik içinde seyrediyordu beni, konuşmaya korkuyordu, delirdiğimi düşünüyordu.”
“Yatak odasından annemin yumuşak horultusu geliyordu. Canıma kıymak geldi içimden, bunu düşünürken uyuya kaldım.”
“Saat tam dokuzda zil çaldı. Telaşla Felsefe bölümüne gidip rastgele bir kitap kaptım. Bir Nietzsche daha: İnsan ve Süper insan. Etkileneceğinden emindim. Damgalamadan önce birkaç sayfasını çevirdi.
“Tanrım!” dedi, “ne biçim kitaplar okuyorsun!”
“Bu da bir şey mi,” dedim. “Asla boş kitap okumam.” Gülümsedi ve iyi geceler diledi.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Los Angeles Yolu
Alt başlık:
Arthur Bandini Destan #2
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
186
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752810297
Orijinal adı:
The Road to Los Angeles
Çeviri:
Avi Pardo
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Parantez Yayınları
Her sabah bu duyguyla kalkıyordum yataktan. Şimdi kendime bir iş bulmam lazım, lanet olsun. Kahvaltı ediyor, kolumun altına bir iktap yerleştirip ceplerime kalem doldurduktan sonra kapıdan çıkıyordum. Merdivenden indiğim gibi kendimi dışarı atıyordum. Bazen sıcak oluyordu hava, bazen soğuk, bazen sisli, bazen açık. Koltuğumun altında kitapla iş aramaya çıktığım için önemi yoktu havanın...

Kitabı okuyanlar 68 okur

  • Murat Menzilci
  • Hasan Sabbah
  • Richard Wagner
  • Serhan Tırpan
  • İbrahim Uran
  • Süleyman Şahin
  • Kış Güneşi
  • Mehmet Akif Rüzgar
  • E p
  • Sercem Namaras

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.2
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%16.7
25-34 Yaş
%45.8
35-44 Yaş
%29.2
45-54 Yaş
%4.2
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%27.9
Erkek
%72.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24 (6)
9
%16 (4)
8
%20 (5)
7
%28 (7)
6
%12 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0