Los Angeles Yolu (Arthur Bandini Destan #2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.374
Gösterim
Adı:
Los Angeles Yolu
Alt başlık:
Arthur Bandini Destan #2
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
186
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752810297
Orijinal adı:
The Road to Los Angeles
Çeviri:
Avi Pardo
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Parantez Yayınları
Her sabah bu duyguyla kalkıyordum yataktan. Şimdi kendime bir iş bulmam lazım, lanet olsun. Kahvaltı ediyor, kolumun altına bir iktap yerleştirip ceplerime kalem doldurduktan sonra kapıdan çıkıyordum. Merdivenden indiğim gibi kendimi dışarı atıyordum. Bazen sıcak oluyordu hava, bazen soğuk, bazen sisli, bazen açık. Koltuğumun altında kitapla iş aramaya çıktığım için önemi yoktu havanın...
186 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Yaş 18...
Hani tüm dünya karşındadır...
Ve sen tüm dünyaya, inançlara, insanlara, fikirlere, her şeye, herkese karşısındır...
Dünyaya her dilde söversin...
Çünkü sen muhteşemsindir...
Sen olağanüstüsündür...
Harikulade olan sensindir...
........
Allah insanı iddiasından vurur, der İsmet Özel...
Ve Fante yani Arturo Bandini
“ Bütün organlarımı alabilirsiniz baylar, gözlerimi ve sağ elimi bırakın yeter ki!” sözlerinden sonra gerçek hayatında şeker hastalığından dolayı iki bacağını kestirmek zorunda kalmış, ardından gözlerini de kaybetmiştir.
Tüm bu yazdıkları bir manyağa aittir kendi deyimiyle, bir çılgınlıktır.
Tanrı’yı reddeden Nietzsche, Kant ve Schopenhauer’ ı Tanrı ilan eden , İncil’i lanetleyen, ateist olduğunu haykıran Arturo; yüreğindeki yaralar kanadığında, yalnızlığı bir mezara döndüğünde bağıra bağıra ağlamak ve dua etmek ister.
Dizlerinin üzerine çöker ama dua edemez çünkü kime ve hangi sözcüklerle dua edeceğini unutmuştur.
Ne acıdır Tanrı’nın kapısına gidememek....
Kapıyı çalamamak...
Günahları ile kapıya kadar gidip kapıdan geri dönmek...
..................................
Ruhu hep azapta gezen, kendini dahi ilan eden Arturo’nun tek amacı yazar olmaktır.
Yeter ki yazsın...
Bilmem kaç bin sözcükten oluşan kitabını henüz yazmamıştır ama kitabın adı bellidir : Kaderin Anıtı
Son sözcüğü bellidir : ölüm.
Sonu da bellidir, Arturo kahramanının beynine bir kurşun sıkar.
Kitabın hem yazarı hem anlatıcısı hem kahramanıdır Fante ( Arturo)...
Yazmasa duvar kadar sağır olacaktır , o yüzden yazar Los Angeles Telefon Rehberi kadar ağır ve kalın olan bu kitabı.
Amacı da bellidir Nobel Ödülü’nü almak.
...........................
Tüm bunları yüreğiniz burkularak okuduysanız bu benim kabahatimdir çünkü romanı okurken çok güleceksiniz , mizah yüklü bir kitap ve içinde varoluşçuluk alt metindir, felsefe alt metindir ve her şey yeraltında geçer.
Beklediğimden çok fazlasını buldum kitapta. Şimdi Toza Sor vakti...
186 syf.
·7 günde·9/10
Eserlerinin çoğunda çocukluk ve gençlik dönemlerini anlatan John Fante, bu 'Los Angeles Yolu' kitabında da babasının ölümünden sonra geçirdiği herhangi bir geçiş döneminde, yaşadığı ve tahammül edemediği yaşam koşullarını anlatır. Bu koşullardan kaçış yolu yine ipe sapa gelmeyen hayalleridir. Bandini dizisinin birincisi mi veya ikincisi mi olduğunu şimdi emin olamadığım bu kısa romanda Fante'nin sadist ve ırkçı kişiliğine de şahit oluyoruz, devam eden kitaplarda ise şiddetin dozajı biraz düşüyor. Okuduğunuz romanlarda dürüstlükten ve naiflikten ödün verebiliyorsanız tavsiye edeceğim...
186 syf.
·5 günde·7/10
Los Angeles Yolu, Arturo Bandini serisinin ikinci kitabı gibi görünüyor ama aslında ilk hikayeye pek bağlı değil. ortak olan tek karakter Arturo.
Arturo'nun gençlik yılları. ilk kitapta yer alan anne karakteri kadar baskın bir anne figürü yok. ve ilk kitaptaki iki erkek kardeş yerine Mona adlı bir kız kardeş var. Baba ölmüş. Rahibe olmak isteyen bir kardeş var yine. Arturo 18 yaşında bir genç arkadaşımız. iş bulmak adına yaşadığı deneyimlerle kendi kafasında yaşattığı hikayeleriyle geçiyor kitap.
Arturo'nun kesinlikle kaçık, çılgın, deli, fetiş, hasta ruhlu biri olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz kitap ile. Sürekli Nietzsche ve Schopenhauer okuyor ve sonra bir yazar olmaya karar veriyor ve bu olayla Toza Sor kitabına bağlanıyor gibi duruyor.
Kitabın bi çok kısmını mideniz ve sinirleriniz kaldırmayabilir ama Fante bu kitap ile sizi Arturo'dan soğutsa da Toza Sor ile herşeyi yerli yerine koyuyor.
herşeye rağmen kitabın bir kaç yerinde Arturo'nun saçmalıklarına gülmeden edemiyorsunuz. Çünkü o tam bir deli :)
186 syf.
Arturo Bandini birçok insanın yakın çevresinde tahammül edemeyeceği bir karakterdir. Hırsızdır, yalancıdır, bencildir, kibirlidir, cinsiyetçidir, sadisttir, histeri nöbetleri geçirir, hayal dünyasında yaşar ve bu dünyasına kimseyi kabul etmediği için anlaşılamaz. Çalışmayı sevmez, Schpenhour, Nietzsche ve Oswald Spengler hayranıdır. Yeri gelir bu adamlara da söver.
Kendisi mevcut düzene karşı olmasına rağmen hiçbir eylemde bulunmazken, başka bir işçiyi sistemin parçası olup grev yapmadığı için aşağılayabilir. Sosyalizme sempatisi vardır fakat ırkçılığı da vardır. Zor bir karakter.

Kısa pantolonlu halini bilirim bunun. Erkek kardeşi hastalandığı için gidip kafasına vurup piç kurusu diyen bir abidir. (Bahara Kadar Bekle Bandini )

Bu kadar olumsuz yönü olan bir karakter kendisini nasıl sevdiriyor, okutuyor? Benim bulduğum varoluş acısı çeken yalnız bir karakter. Sadece bu yüzden sevdiğim bir karakter dersem yalan söylemiş olurum. Sevimsiz bir karakter, anlaşılamayacak bir karakter değil. Çoğu insandan farkı dizginleyemediği özelliklerini sertçe dışa vurması. Saydığım olumsuz özelliklerden bazılarının kendimde de olması yakınlık duymamı sağlamış olabilir.

Belki de hepsi.

Yalancıdır dedim. Belki de dünyada yalan olmayan tek cümle herkesin yalancı olduğudur.

Bencildir dedim. Hayatta kalmamızın en büyük kanıtı bencillik.

Kibirlidir dedim. Kibirli olmayan, egosu olmayan bir insan olduğuna şahit olursam benim Tanrım da o olsun. Hiçbir insanın kibirsiz ve egosuz olduğuna inanmıyorum.

Cinsiyetçidir dedim. Tabi ki cinsiyetçilik en iğrenç suçlardan biri, çok ince bir mevzu ve yasal olarak koca bir boşlukta. Düşünce yapısı olarak cinsiyetçilik karşıtı olalım. Porno izlemememiz lazım, hiçbir kadına sadece seks objesi olarak bakmamamız lazım, herhangi bir şeye de küfretmememiz lazım. Henüz cinsiyetçi olmayan bir küfür bulamadım. Bunlar aklıma ilk gelen basit şeyler. Üzerinde tartışılıp konuşulacak yüzlerce konu var. Bu tür davranışlar ataerkil bir toplum yapısında yetişen her bireyin üzerinde olan bir hastalıktır. Kaç kuşak geçmesi gerekir bunun değişmesi için hiçbir fikrim yok. Galatasaray’ ın maçlarında küfrediyorsam bu suçtan da yakamı sıyıramamışım demektir. Düşünce yapımızı tam olarak eyleme dökmediğimiz sürece hepimiz cinsiyetçiyiz.

Sadisttir dedim. Sadistçe davranışlarım da oldu. Çoğumuzun olmuştur.

Mevcut düzene karşıdır ama bir şey yapmaz ve kendisi gibi olan insanlara kızar dedim. Birçok insan gibi ben de nefret ediyorum kapitalizmden ama bunun değişmesi için hiçbir şey yapmıyorum. Sabah kalktığımda ilk iş en büyük kapitalist ürün olan sigaramdan içmek. Sabah işe giderken bazen içimden söyleniyorum: ‘’ Hipnoz olmuş gibi şartlanarak işe gidiyor zombiler. ’’ diyorum. Tabi ben uçan halımla zavallı insanları tepeden izliyorum. Yoksa işe falan gittiğim yok.

Babası ailesini terk etmiş, balık fabrikasında çalışmış, yazar olmaya karar veren Arturo Bandini, John Fante' dir. Arturo' yu anlatırken ne kadarını kurguladı, kendisini kapattığı düşüncelerinden ne kadarını paylaştığını bilemesek de Arturo Bandini'de John Fante' yi çok rahat görürüz. Los Angeles' ta görüşmek üzere Arturo.
186 syf.
·2 günde·6/10
Arturo Bandini'nin ergenlik bunalımlarını konu alan kitap olay kurgusu ve örgüsünden çok kahramanın hayallerinden oluşmakta. Bence serinin tek vasat kitabı. Fakat bu kitaptaki tatminsizlik "Toza Sor" kitabında fazlasıyla telafi edilmiş.
186 syf.
·1 günde·8/10
Sapkınlıkla, entellik arasında gidip gelen hatta her ikisini harmanlayıp hayatı sorgulamaya geçen bir adamın (Bandini) öyküsünü ele almakta kitap. Fante'nin karanlık tarafının başlangıcını oluşturuyor. Sonraki kitaplarda da başkarakter olacak Arturo Bandini'yi ilk defa burada görüyoruz. Karakteri ileri kitaplarda otursa da tam bir ergen davranışları sergileyen, hiç bir kurala bağımlı kalmayan, inanç konusunda sorgulayıcı fakat bir o kadar da kendi doğrularına bağımlı bir karakteri gözler önüne sunuyor.
186 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Arturo Bandini'yi okumak istiyorsanız, o kitap bu kitap değil. Kitapta Arturo Bandini adında şizofren ve narsist bir gencin hayal dünyası ve günlük hayatını iç içe okuyorsunuz.
“Tanrı hipotezini reddediyorum! Sahte Hıristiyanlığın kokuşmuşluğuna tükürüyorum! Din halkın afyonudur!”
deli olduğumu düşünüyorlardı çünkü ben tarladaki ineklere benzemiyordum. varsınlar deli sansınlar beni! deliydim tabi ki! sizi cahiller, sizi salaklar, sizi ahmaklar! düşünceleriniz beni zerre kadar ilgilendirmiyor. onlara o kadar yakın olmak iğrendiriyordu beni. pataklamak istiyordum onları, teker teker, ağızları burunları kan içinde kalıncaya kadar. içimden o melankolik ve yılgın gözlerini başka tarafa çevirmelerini bağırmak geliyordu çünkü yüreğimdeki yarayı kanatıyorlardı; içinden ölülerinin arka arkaya çıkıp hayatlarının buruk acısını sergiledikleri açık bir yara, bir mezar, bir delik.
Tanrı hipotezini reddediyorum! Sahte Hıristiyanlığın kokuşmuşluğuna tükürüyorum! Din halkın afyonudur! Olduğumuz ya da olmayı umacağımız her şeyi şeytana ve onun kaçak elmalarına borçluyuz!
John Fante
Parantez Yayınları
Cahiller, budalalar ve geri zekalılarla konuşmanın yararı yok. Zeki insan dinleyicilerinin seçimini özenle yapar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Los Angeles Yolu
Alt başlık:
Arthur Bandini Destan #2
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
186
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752810297
Orijinal adı:
The Road to Los Angeles
Çeviri:
Avi Pardo
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Parantez Yayınları
Her sabah bu duyguyla kalkıyordum yataktan. Şimdi kendime bir iş bulmam lazım, lanet olsun. Kahvaltı ediyor, kolumun altına bir iktap yerleştirip ceplerime kalem doldurduktan sonra kapıdan çıkıyordum. Merdivenden indiğim gibi kendimi dışarı atıyordum. Bazen sıcak oluyordu hava, bazen soğuk, bazen sisli, bazen açık. Koltuğumun altında kitapla iş aramaya çıktığım için önemi yoktu havanın...

Kitabı okuyanlar 84 okur

  • Gökhan Gültekin
  • gece
  • Gülizar Çelikcan
  • Ömer Gözübüyük
  • Derya
  • Osman Beter
  • Oğuzhan Karaca
  • Murat Aktaş
  • Yavuz Selim SEFEROĞLU
  • Esra D.

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.2
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%16.7
25-34 Yaş
%45.8
35-44 Yaş
%29.2
45-54 Yaş
%4.2
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%27.9
Erkek
%72.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30 (9)
9
%16.7 (5)
8
%20 (6)
7
%23.3 (7)
6
%10 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0