Bahara Kadar Bekle, Bandini Arthur Bandini Destanı #1

8,5/10  (29 Oy) · 
55 okunma  · 
22 beğeni  · 
1.121 gösterim
Nereye şimdi, Bandini? Kısa bir süre önce, kırk beş dakika önce, Tanrı şahidi, bir daha asla dönmemek üzere hızla inmişti o yolu. Kırk beş dakika-bir saat bile değil, ama çok kötü şeyler olmuştu ve sonsuza dek unutmayı umduğu o yolu geri yürüyordu şimdi. Maria, ne yaptın? Svevo Bandini, yüzünü kanlı bir mendille gizlemiş; kar taneleriyle konuşarak Dul Hildegarde'nin evine giden yokuşu tırmanırken Kış'ın öfkesi de onu gizliyor. Kar tanelerine anlat öyleyse, Bandini; soğuktan donmuş ellerini sallayarak anlat onlara. Hıçkıra hıçkıra ağlıyordu Bandini-olgun bir adam, kırk iki yaşında, ağlıyordu çünkü Noel Gecesi'ydi ve günahına dönüyordu, çünkü çocuklarıyla birlikte olamayacaktı. Ne yaptın, Maria?
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2003
  • Sayfa Sayısı:
    176
  • ISBN:
    9789758441983
  • Orijinal Adı:
    Wait Until Spring, Bandini
  • Çeviri:
    Avi Pardo
  • Yayınevi:
    Parantez Yayınları
  • Kitabın Türü:

"Kitaplardan anlamazdı, hayır. Zorluklarla dolu hayatında kitaplara zaman kalmamıştı hiçbir zaman. Ama hayatın dilini ondan çok daha derin okumuştu, sürekli elinin altında bulundurduğu bütün o kitaplara rağmen. Hayata dair konuşacak o kadar çok şeyi vardı ki, taşmak üzereydi."

Kesinlikle çok iyi bir kitap...
Hem dili hem hikaye örgüsü inanılmaz güzel ve akıcıydı...
Yazarı tanıdım peşini de serisini de bırakmam artık:)
Bu serinin kitapları ise sırasıyla şöyle:
1- Bahara Kadar Bekle Bandini
2-Los Angeles Yolu
3-Toza Sor
4-Bunker Tepesi Düşleri
5-Hayat Dolu

Oblomov 
05 May 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 9/10 puan

Kitabın kahramanı olan Arturo Bandini ile tanıştığım kitap yazarın en çok bilinen Toza Sor kitabıydı. Bahara Kadar Bekle, Bandini ise serinin ilk kitabı. Charles Bukowski'nin "Fante benim tanrım" dediği yazar, Arturo Bandini karakteri ile aslında kendini anlatıyor. Bu kitap, Arturo Bandini'nin çocukluğunun ve Bandini ailesinin yaşantılarının kara mizahla örülü hikayesi ve bence okumaya değer.

Melek kapilar 
26 Şub 15:19 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 8/10 puan

Çocukluk yıllarında,yoksulluğun,yaşama tutunma savaşı içinde şekillenen,keskin kenarları olan öfkeyi,katolik yaşam öğretisinin zorluklarını,plâtonik Aşkın ruhsal sancılarını,Beyzbol tutkusunu,Göçmen olmanın değişmez gerçekliğini ve acınası sefaletini,çarpıcı ama yalın bir dille kaleme aldığı bu eseri,yarı otobiyografik olma özelliği taşıyor.Yazar,oldukça cesurdu.Cesaret edip yazdığı,bire bir kendi hayatından bir kesitti çünkü...Romanımızın kahramanı,Arturo Bandini.Italyan olmaktan ve aksanından ve pek çok şeyden nefret eden bir göçmen Ailenin büyük oğlu.

Katolik yaşam öğretisinim,insanın hayatını prangalarla dolduran bir zorunluluk olarak görüyor özgür ruhunda,ergenliğin verdiği dik başlılığın da etkisiyle.
10 emri,tek tek sorgulayıp,neleri yapıp yapmadığına,cennete gidip gitmeyeceğine kafa yoruyor,kafası çalışan bir ergen olduğunu göstererek.

Mizah,Acı,duygusallık,iç içe geçmiş paragraflarda.Hiç biri niye burda sorusunu sordurtmadı bana.Kusursuz bir özenle seçilmiş gibi duran fakat son derece içsel bir doğallıkla akıp giden cümleler dikkat çekici ve hayranlık uyandırıcıydı.

Duvar ustası babasının (Svevo bandini) bir kadınla ilişkisi sürecinde,Ailesini terk edip gitmesi,Arturo bandini'nin (john fante) hayatında bir dönüm noktası teşkil ediyor.Reelde de,çalışıp para kazanmak,Annesi ve iki küçük kardeşine bakmak zorunda kalmış.O zorlu günleri,yazarın 3. ama basılan 2. Romanı "Toza sor" da yazdığını öğrendim.Yani John fante'yi tanıma ve eserlerini okuma sürecim Toza sor adlı eseriyle devam edecek...Bukiwski'nin bir şehir kütüphanesinde gıyaben tanıştığı yazar John fante...O benim ilâhım dediği yazar.

Romanda dikkatimi çeken bir gerçeklik daha vardı göz ardı edemediğim.O da şudur : Bir kadın,kendisini başka bir kadınla aldatmış kocasını,tüm çektiği acıları ve sefaleti hiçe sayıp,bir Annenin çocuğunu şevkatle bağışlaması gibi bağışlıyor.Bu Sofu kadının (Arturo nun Annesi) kocasının evine dönmesini,sabırla ve istekle beklemesini sevgiden öte bir şeyin varlığına bağlıyorum.
Kadın,bağışlıyor ve bunu spagetti pişirerek yüksünmeden yapıyordu.ilginçti...

Maddi yoksunluk çekmesem de,Ben de manevi yoksunluklar çektim gurbette John fante gibi.(Acılar evrenseldir) Ikisi birden olunca O'nu John Fante yapmış zaten...

Halil Korkut 
26 May 21:57 · Kitabı okudu · 6 günde · 9/10 puan

John Fante, bu kitabında kendi gençliğini ve aile hayatını anlatmış. Hikayede on dört yaşındaki bir çocuğun gözlerinden bakıyorsunuz bütün olanlara, talihsizliklere ve gerçekten oldukça hüzünlü bir hikaye okuyorsunuz.
Charles Bukowski'nin öve öve bitiremediği yazar bu John Fante. Kendine özgü bir tarzı var. Bunu daha önce de söylemiştim. Aklindan geçenleri doğrudan kağıda kaleme yansıtıyor, lügat matematiğine başvurmadan. Bu, onun hikayelerini samimi kılıyor.

Sinan 
24 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 20 günde · 8/10 puan

Beklentim daha düşüktü ama yanılıyor olmak beni mutlu etti. yazarın her karakteri için anlatım tarzını sevdim. Hikaye biraz daha devam edebilirdi ama mevcut kurgunun uzama ihtimali olmamasını yazarda fark etmiş, bütün karakterleri hissedebiliyorsunuz.

Kutluay 
30 Kas 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Esin kaynağım. Bandini ! Arturo Bandini

İlay Yüksel 
05 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 7/10 puan

John Fante'ye merhaba...
Duvar ustası bir baba, göçmen bir anne, kendini dine adamış bir kardeş, büyümenin acımasızlığı ve karşılıksız bir aşk... Sanırım Fante'nin okuduğum bu ilk kitabıyla ilgili kullanabileceğim tek kelime; naif olur... Usul usul ama hüzünlü...

Seher 
29 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Kitap başlarda biraz okurken zorlamakta. Ama hikayenin içine girince kendinizi kaptırıp gidiyorsunuz. Bukowski Fante'yi çok sevdiği için Fante kitaplarını ara ara okumaya devam edeceğim.

Kitaptan 24 Alıntı

Elif Kimya S. 
16 Eki 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Nefret ediyordu kardan. Duvarcı ustasıydı ve kar, tuğlaların arasına sürdüğü harcın donması demekti. Evinin yolunu tutmuştu, ama ne manası vardı eve gitmenin? İtalya'da, Abruzzi'de küçük bir çocukken de nefret etmişti kardan. Güneş yok, iş de yok.

Bahara Kadar Bekle, Bandini, John Fante (Sayfa 5)Bahara Kadar Bekle, Bandini, John Fante (Sayfa 5)

Şöyle derdi Svevo; Tanrı her yerde ise Pazar günleri kiliseye gitmek niye? Majestik Bilardo Salonu'nun nesi var? Tanrı orada da değil mi?

Bahara Kadar Bekle, Bandini, John FanteBahara Kadar Bekle, Bandini, John Fante
Oblomov 
05 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Öldüğünde cennete gideceğinden hayli emindi Arturo Bandini. Cehenneme giden yol ölümcül günah işlemekten geçerdi. Çok günah işlediğini biliyordu, ama günah çıkararak hepsinden arınmıştı. Hep zamanında gitmişti günah çıkarmaya -yani ölmeden önce. Ve tahtaya vururdu bunu her düşündüğünde; zamanında gitmeye de devam edecekti, yani ölmeden önce. Bu yüzden öldüğünde cennete gideceğinden hayli emindi. İki nedenden ötürü: Günah çıkardığı ve çok hızlı koşabildiği için.

Bahara Kadar Bekle, Bandini, John Fante (Parantez Yayınları)Bahara Kadar Bekle, Bandini, John Fante (Parantez Yayınları)
Oblomov 
03 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Tanrı her yerde ise Pazar günleri kiliseye gitmek niye? Majestik Bilardo Salonu’nun nesi var? Tanrı orada da değil mi?

Bahara Kadar Bekle, Bandini, John Fante (Parantez Yayınları)Bahara Kadar Bekle, Bandini, John Fante (Parantez Yayınları)
Melek kapilar 
23 Şub 22:50 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Seni seviyorum Rosa.Kendine özgü havası vardı Rosa'nın.O da yoksuldu.Bir kömür madencisinin kızı ; ama herkes Onun etrafına toplanıp anlattıklarını dinlerdi.Yoksulluğun önemi yoktu ; ve hem kıskanıyordu Onu,hem de gurur duyuyordu.Rosa'yı dinlerken Arturo'nun da Onun gibi Italyan olduğunu aklından geçirdikleri oluyor muydu ?
Konuş benimle Rosa.Bir kez olsun bana doğru bak Rosa,bu tarafa,seni seyrettiğim yere.

Bahara Kadar Bekle, Bandini, John FanteBahara Kadar Bekle, Bandini, John Fante
Kutluay 
30 Kas 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

'' Konuş benimle Rosa. Bir kez olsun bu tarafa bak. Seni seyrettiğim yere.''

Bahara Kadar Bekle, Bandini, John FanteBahara Kadar Bekle, Bandini, John Fante
Emrah Kars 
17 Şub 20:19 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

şöyle derdi svevo; tanrı her yerde ise pazar günleri kiliseye gitmek niye?
“baban pazar günleri ayine gider mi, arturo?”
“elbette,” dedi.
gırtlağına takıldı. ne gereği vardı yalan söylemenin? babası kiliseye sadece noel sabahı giderdi, bazen de paskalya’da. yalan ya da gerçek, memnuniyet duyuyordu babasının ayinleri küçümsemesinden. nedenini bilmiyordu, ama memnuniyet duyuyordu. babasının tezi geldi aklına. şöyle derdi svevo; tanrı her yerde ise pazar günleri kiliseye gitmek niye? majestik bilardo salonu’nun nesi var? tanrı orada da değil mi? annesi her seferinde bu teolojik tez karşısında dehşetle irkilirdi; ama verdiği yanıt çok zayıftı, arturo’ya şimdi öğretilen katolik öğretisi, annesine de yıllar önce aynı şeyi öğretmişlerdi. hıristiyan olarak görevimizdir, diyordu öğreti. ona gelince, bazen giderdi ayine, bazen gitmezdi. gitmediği zaman büyük bir korku sarardı içini, günah çıkartıncaya kadar da söküp atamazdı içinden o korkuyu.

Bahara Kadar Bekle, Bandini, John FanteBahara Kadar Bekle, Bandini, John Fante
Emrah Kars 
15 Şub 14:57 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

arturo seviliosun kardesim
“tamam,” dedi sözcüğü uzatarak. “tamam, rahibe celia. duydum sizi.” sonra ayağa kalktı. bütün sınıf onu seyrediyordu. rosa arkasında oturan kıza bir şeyler fısıldadı elinin gerisinde gülümseyerek. arturo fark etti ve çilleri hakkında, ya da pantolonundaki yama hakkında, ya da saçının uzamış olduğu hakkında, ya da babasından kendi bedenine uydurulmuş ve üzerinde bir türlü doğru dürüst durmayan gömleği hakkında bir şey söylediğini sanıp zor tuttu kendini ona bağırmamak için.

Bahara Kadar Bekle, Bandini, John FanteBahara Kadar Bekle, Bandini, John Fante
3 /