Çeşitli şahitler huzurunda ara ara havada durur ve nadiren ciddi olurum. Felsefe ve mitolojiden pek anlamam, genel olarak biyoloji ve psikoloji okumayı sever ve onları alıntılarım.
Einstein, hıza bağlı olarak zaman değişebiliyorsa uzunluk, madde ve enerji gibi diğer niceliklerin de değişmesi gerektiğini fark etti. Daha hızlı hareket ettikçe (kimi zaman lorentz- fitz- Gerald daralması da denilen şekilde) daha fazla uzaklığın daraldığını buldu. Benzer biçimde, daha hızlı hareket ettikçe daha fazla ağırlaşıyordunuz. (Aslında ışık hızına yaklaştıkça zaman duracakmışcasına yavaşlar, uzaklıklar hiçliğe daralır ve kütleniz sonsuzlaşır ki bunların hepsi çok saçmadır. Işte evrendeki nihai sınırı olan ışık bariyerini aşamamamızın gerekçesi de budur.)
Newton'ın kuramına göre, herhangi birisi bir ışık demetine her zaman erişebilirdi; Einstein'ın dünyasında ise bu olanaksızdı. Aniden fark etti ki fiziğin tam da temelinde esaslı bir kusur vardı.
1905'in baharında Einstein, "zihnimde bir kasırga koptu" dedi. Çözümünü nihayet aniden buldu: Ne kadar hızlı hareket ettiğimize bağlı olarak, zaman farklı tempolarda atıyordu. Aslına bakarsanız, siz ne kadar hızlı hareket ederseniz zaman da o kadar yavaş ilerler.
Zaman eskiden Newton'un sandığı gibi mutlak değildi. Newton'a göre zaman tüm evrende tek biçim halinde akıyor, yani dünyada geçen bir saniye, Jüpiter ya da Mars'taki bir saniye ile tamamen aynı oluyordu. Saatler bütün evrende mutlak bir eş zamanlılıkta ilerliyordu. Einstein için ise evrendeki farklı saatler farklı tempolarda ilerliyordu.
İskoç fizikçi Lord Kelvin'de 1901 yılında doğru yanıtı keşfetmişti. Geceleyin gökyüzüne bakıldığında şimdiki değil de geçmişteki halinin görüldüğünü çünkü her ne kadar yeryüzü ölçütlerine göre muazzam olsa da ışık hızının yine de sınırlı ve uzak yıldızların ışığının dünyaya erişmesi için zamanın gerektiğini fark etmişti.
Kelvin, geceleyin gökyüzünün beyaz olması için evrenin yüzlerce trilyon ışık yılı kadar genişlemesi gerektiğini hesapladı. Ancak evren trilyonlar yaşında olmadığına göre gökyüzü ister istemez karanlıktır.
(Geceleyin gökyüzünün neden siyah olduğuna ilişkin ayrıca ikinci bir etmen daha vardır ki o da yıldızların milyarlarca yıl ile ölçülen sınırlı yaşam süreleridir.)