Sayın İthaki Yayınları Editörleri,
Yayınevinizden Burcu Erol çevirisiyle çıkan Cuniçiro Tanizaki’nin kült eseri *"Gölgeye Övgü"*yü bir mimar olarak büyük bir dikkatle okumaktayım. Eserin mimari estetik, ışık ve malzeme üzerine kurduğu felsefede, kullanılan bir terimin günümüz Türkçesindeki teknik karşılığı nedeniyle ciddi bir anlam kaymasına yol açtığını fark ettim.
Kitabın 5, 6 ve 7. bölümlerinde sıklıkla övülen ve porselenle kıyaslanan "Lake" (orijinal metinde Urushi / 漆) ifadesi hakkında teknik bir düzeltme önerim bulunmaktadır:
1. Malzeme Doğası Çelişkisi: Günümüz mimari ve endüstriyel dilinde "lake", genellikle solvent bazlı, sentetik, pürüzsüz ve parmak izini "kir" olarak gösteren modern bir kaplamayı temsil eder. Oysa Tanizaki’nin anlattığı Urushi, vernik ağacının özsuyundan elde edilen tamamen organik, yaşayan ve nefes alan doğal bir reçinedir.
2. "Nare" (Patina) Meselesi: Yazarın "el kiri" (nare) olarak övdüğü ve objeye ruh kattığını söylediği durum, organik reçinenin zamanla oksitlenip deriyle teması sonucu kazandığı antik dokudur (patina). Modern bir "lake" yüzeyde parmak izi kalması estetik bir kusur iken, Tanizaki’nin anlattığı doğal malzemede bu bir "derinlik" ve estetik değer göstergesidir.
3. Mimari Algı: Tanizaki'nin bu eseri mimarlık fakültelerinde temel bir kaynak olarak okutulmaktadır. "Lake" kelimesi okuyucunun zihninde "yapay/sentetik bir parlaklık" canlandırmakta, bu da yazarın "doğallık ve loşlukla uyum" felsefesinin tam tersi bir algı yaratmaktadır.
Bir okur ve mimar olarak önerim; sonraki baskılarda bu ifadenin "Geleneksel Japon Cilası" olarak revize edilmesi veya en azından malzemenin organik/doğal yapısına dair bir editör notu/dipnot eklenmesidir. Aksi halde, malzemenin fiziksel ruhunu bilmeyen bir okuyucu, yazarın neden "sentetik bir
"Yükselişe ve çöküşe dair işaretlerin kokusunu kimsenin hiç almadığı kadar alan incelikli bir sezgiye sahibim; bu konuda par excellence öğretmen benim – ikisini de bilirim, ben her ikisiyim."
"John Barleycorn’da, alkolle erkek dostluğu arasında kurduğu bağıntı, onun uzun zamandır Charmian’a itiraf ettiği, derin ve sarsılmaz bir Erkek Sevgisine duyduğu ihtiyacın en kesin ispatıdır."
"Dünyanın küçük bir parçasında, küçük bir yerde, küçük bir insan olan ve başka bir kadına duyduğu kadınsı cinsel haset yüzünden senin geleceğini heba eden anneni dinlediğin için... Oysa ben sana dünyadaki büyük şeyleri öneriyorum; büyük insanların yaşadığı, bildiği, düşündüğü ve yaptığı şeyleri."