Uzun zamandır okuduğum en güzel ve değişik hikaye. Mallory uyuşturudan arınma aşamasında ki kahramanımız danışmanı aracılığıyla bir çiftin 5 yaşındaki oğullarına 3 ay boyunca bakmak için anlaşıyor. Baştan babanın tereddütleri olsa da bir şekilde işe başlıyor ve ailenin bahçesinde ki kulübeye yerleşiyor. Küçük Tediyle de çok iyi anlaşıyor fakat çocuğun yaptığı resimler zamanla ürpertici bir hal alınca ve Tedy bir hayalı arkadaşla devamlı konuşunca Mallory aile ile konuşuyor ama onları bir tuhaflık olduğuna bir türlü ikna edemiyor. Bundan sonra olaylar daha ileri gidiyor bu gizemi çözmek artık Mallory ve arkadaşı için kaçınılmaz oluyor. Bir annenin çocuğu için yapacakları sizi şaşırtacak ve tüylerinizi ürpertecek.
Bazı kitaplar tesadüfen karşınıza çıkar ama okuyana kadar neyle karşılaşacağınızı bilmezsiniz. Almanya ve Viyana arasında geçen bu kitabımız dedektifi adayı Sabine’ nin ikinci kitabı. Hep hayalini kurduğu akademiye nihayet kabul edilmiştir ve kısa süre önce uzak mesafe ilişkisi sonlandırdığı Erikle tekrar birlikte olma hayalleri kuruyordur. Fakat akademiye geldiğinde Erik’ in bir vaka araştırması esnasında başından ağır yaralandığı ve vakanın çıkmaza girdiğini , kimin canına kastettiğini de bilinmediğini öğrenir. Derste işlenen birbirinden alakasız üç akıllanmaz vaili meçhul cinayetin bir şekilde birbiriyle bağlantılı olduğunu keşfeder ama kimseye kendini inandıramaz. Peki Viyana da bir yıl önce kaybolup sırtında boydan boya dövme olan kız çocuğunun birden ortaya çıkmasıyla bunların arasındaki bağlantı neydi. Akıl almaz dehşet bir hikaye . Elinizden bırakamayıp kabusunuz olacak bir kitap.
Kitap hakkında ne yazsam az kalacak gibi bir his var içimde. Kitap değişik zaman dilimlerinde değişik hikayelerle zamanla birbirine bağlanıyor. Aslında kim kötü kim iyi anlamak mümkün değil. Çok dikkat vererek okunması gereken bir kitap bir ipucunu kaçırdığın an içinden çıkamazsın. Sara bir polis ve kocası beş ay önce inşaattan düşerek ölmüştür. Olay kaza olarak geçmiştir kayıtlara ama gelen bir telefon olayın kaza olmayacağına dair şüphe tohumu ekmiştir içine ve işin peşine düşmüştür. Öyle kişilerle öyle olaylarala karşılaşmıştır ki aklı allak bullak olur. Kitabın sonu ise çok çarpıcıydı doğrusu bu kadarını da beklemiyordum içimde hep bir şüphe vardı ama hep olmaz demiştim, olabilirmiş. Olay örgüsü ve hayal gücü siz büyüleyecek bir kitap. Ruhlar Mahkemesi
Sessiz hastayı çok severek okumuştum. Ondan sonra gelen Yitik kızlarda fena sayılmazdı. Hiddet ise beni baya hayal kırıklığına uğrattı denebilir. Üç kitabında ortak noktası sonu aynı yerde bitiyor olması mutlaka birisi o akıl hastanesine düşüyor öyle yada böyle. Hikayeyi anlatım bakımından beğenmedim neden mi? Anlatıcı bazen çok detaylarla sizi boğuyor sonra diyor ben öyle olmasını dilerdim ama olaylar farklı gelişti. Hayda okuduğum her detay başa sardı. Üçyüz sayfa bana geldi 600 sayfa. Kitabın olay örgüsü fena sayılmazdı ama sonu beni etkilemedi bu sefer. Yazarın kitaplarında fark ettiğim şeyse kadın ne kadar severse sevsin mutlaka aldatılıyor. Niye ya biri de adam çıksın. Hiddet
Dedektif Hunter serisinin 6. Kitabı belki de duygusal olarak en sarsıcı olanı diyebilirim. Dedektif Hunter’ ın yalnız olmasını ailesinin acı kaybına ve kaybetme korkusuna bağlamıştım. Kısmen de doğru denebilir ama daha fazlası varmış meğer.
Issız bir kasaba da bir kaza olur ve şerifler kazayla ilgisi olmayan kaza yapan aracın duran bir arabaya çarpması sonucu inanılmaz bir keşif yaparlar ve bir adam tutuklayıp FBI’ ya teslim ederler. Çünkü bu vaka kendilerini çok aşan bir olaydır. Tutuklanan kişi 4 gün hiç konuşmaz ve konuştuğundaysa sadece bir isimle görüşmeyi kabul eder. Robert Hulter. FBI Hulter’a tutuklanan kişiyinin resmini gösterir ve ondan yardım ister. Bu kişi dedektifin üniversiteden oda arkadaşından başkası değildir. Aslında tatile gitmek üzere olmasına rağmen bir yanlış anlaşılma olabileceği düşünüp yardımı kabul eder. Fakat bundan sonra yaşanan olaylar öğrenilen şeyler Robert içinde okuyucu içinde sarsıcı olduğu kesin. Bu kitapla değişiklik olarak önce katil bulunup sonra maktuller aranıyor. Ve bunların çocuğunun kayıp olduğu bile bilinmiyor. Sıra dışı bir kitap daha yazmış yazar. Okurken tüyleriniz ürperecek. Şeytani Zihin