m i n e

m i n e
@minemalist
Benim gibi, sizin gibi insanlar yalnız olmaya çok yalnızdırlar, ama gene de birimiz için ötekimiz vardır. Bizler başkalarına benzememekten, kafa tutmaktan, olağanüstü şeyi istemekten içten içe memnunluk duyarız. Yolu sonuna dek izlemek isteyen, bundan da kendini kurtarmak zorundadır. Ayrıca devrimcilik, başkalarına örnek olmak, din fedailiğinde bulunmak gibi bir özentiye de kendini kaptırmaması gerekir.
Sayfa 158
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kendi yazgısını ele geçirmekten başka şey istemeyen kimsenin ne örnek alacağı ne de ideal diye benimseyeceği bir şey kalmıştır artık; ne hoşuna gidecek ne de kendisini avutacak bir şey.
Sayfa 157
Herkes için gerçekte bir tek uğraş vardı: kendini bulmak. İnsan şairlikte, cinnette, peygamberlikte ya da canilikte alabilirdi soluğu, bu onun bileceği şey değildi, hatta bunun önemi de yoktu hiç. Onun işi, rastgele bir nitelik taşımayan kendine özgü yazgıyı ele geçirmek, bu yazgıyı tümüyle ve kesintisiz olarak sonuna dek yaşamaktı. Geri kalanı yarım sayılacak işlerdi; kaçıp kurtulma girişimleri, kitle idealine sığınmalar, uyum sağlama çabaları ve kendi iç dünyası karşısında korkuya kapılmalardı.
Sayfa 156
Kendi halinde insanlar bile yaşamlarında bir iki kez saygı ve minnet gibi o güzel erdemlerle çatışma durumuna girmekten yakalarını kurtaramaz.
Sayfa 150
Dışımızda gördüğümüz şeyler içimizdekilerin aynısıdır. İçimizdekinin dışında başka bir gerçek yoktur. İnsanların çoğunun gerçeğe bu kadar aykırı bir yaşam sürmesinin nedeni, kendileri dışındaki görüntüleri gerçek saymaları, içlerindeki dünya ise asla söz hakkı tanımamalarıdır. Evet bu mutlu kılabilir insanı. Ama insan bir kez işin bilincine vardığında, çoğunluğun izlediği yolu seçmesi diye bir şey söz konusu olamaz.
Sayfa 139