Bu kadar uzun süre sürekli ertelemenin inanılmaz pişmanlığı ile birlikte George Orwell ile en sonunda tanışmış olmanın hazzı birbirine girdi diyebilirim.
Her ne kadar Stalin dönemine bir taşlama olmuş dahi olsa, günümüzden bile parçalar var anlatımlarda. Demek ki bu yalanlar, bu hırslar, bunca kandırılma yaşamın her döneminde olabiliyor. Bitmiyor, bitmeyecek dedirtiyor gerçekten.
"Dinin köklerini göklerde değil, yeryüzünde aramak gerekir... İnsan dini yaratıyor, din ise insanı yaratmıyor, yani din ile bir insanın benlik bilinci ve benlik duygusudur ki, o, ya kendini daha bulamamış ya da artık kendini yeniden yitirmiştir. Ancak insan nerede ise dünyadan ayrı yaşayan abstrakt(soyut) bir varlık değildir. İnsan insanın alemidir, devletidir, toplumudur. Bu devlet din türetir, sahte dünya görüşü yaratır, zira onların kendisi sahte alemdir... Dine karşı savaşım dolayısıyla böyle bir aleme karşı mücadeledir ki, din, onun özgüçsel hazzıdır."
K.Marks-F.Engels-Din Hakkında s.31-32