Yahya b.Muâz şöyle demiştir:
"Biz üç şeyi kaybettik ve artık onları göremez olduk.Ben de şahsen günden güne azaldığını görüyorum.
1.İffetle beraber güzel yüz.
2.Dindarlıkla beraber güzel söz.
3.Vefa ile beraber güzel kardeşlik."
Halil b.Ahmed (r.a) der ki: "İnsanlar dört çeşittir:
1.Anlar ve anladığının farkındadır.İşte bunlar âlimlerdir ve onlara uyunuz.
2.Anlar ama anladığının farkında değildir.O uykudadır,onu uyandırınız.
3.Anlamaz,anlamadığının farkındadır.Onu irşad ediniz;Çünkü onun yol göstermeye ihtiyacı vardır.
4.Anlamaz,fakat anlamadığının farkında da değildir.İşte o cahildir.Ondan uzaklaşınız. "
Kendi kusurlarını düşmanların sözlerinden yararlanarak tanıması gerekir.Çünkü düşmanın gözü kusurları gösterir.İnsanı yağcılık yaparak öven,pohpohlayan,onun kusurunu örten dalkavuk bir dosta nazaran,karşısındakinin kusurlarını açıklayan kindar bir düşmandan daha çok yararlanılabilir.Ama insanın yaratılışında,düşmanın sözlerini inkar etmek,sözlerini çekememezliğe yormak vardır.Ama derin görüşlü olan kimse,düşmanın sözlerinden faydalanmaktan mahrum olmaz.Çünkü onun kusurları zaten onların dillerine düşer.
Kötü huylar,sokucu yılan ve akreplerdir.Eğer birisi bize elbisemizin içinde akrep olduğunu haber verse,ona karşı minnet duyar,pek sevinir ve hemen akrebi elbisemizden uzaklaştırıp öldürmekle uğraşırız.Halbuki o sadece bedenimize acı verebilir.Acısı bir gün veya daha az sürer.Ama kötü huyların acısı kalbin derinliklerine işler,ölünceye kadar da devam etmesinden korkarım.
Buna rağmen bizi uyaran kimseye sevinerek karşılık verip,hatamızı yok etmeye çalışmıyoruz da,tutup bize nasihat edene,"Sen de şöyle şöylesin." diye karşı koyuyoruz.