Mine

Kendi hayatınla ilgili yapabileceğin tek şey inandığın en iyi yolu seçmek. Öte yandan başkaları bu seçim karşısında nasıl bir yargıda bulunacak? Bu başkalarının görevi ve senin bir şey yapabileceğin bir konu değil.
Sayfa 146·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ders çalışmak çocuğun görevidir. Bir ebeveynin çocuğa ders çalışmasını emrederek bu konuyu çözmeye çalışması aslında başkasının görevine müdahaledir. Böyle yapıldığında muhakkak çatışma çıkacaktır. “Bu kimin görevi?” perspektifinden düşünmemiz ve sürekli kendi görevlerimizi başkalarının görevlerinden ayırmamız gerek. Genel olarak bütün kişilerarası ilişki sorunları başkalarının görevlerine müdahale etmekle veya kişinin görevlerine müdahale edilmesiyle ortaya çıkar. Görev ayrımı yapmak başlı başına kişilerarası ilişkilerimizi önemli ölçüde değiştirecektir. Yapılan seçimin yarattığı nihai sonucu en nihayetinde kim yaşayacak? … Adler psikolojisini izleyen danışmanlık türünde, danışanın değişip değişmemesini danışmanın görevi olarak görmeyiz. Danışman buna müdahale edemez. … “Atı su kenarına götürebilirsin ama ona zorla su içiremezsin.”
Sayfa 141·Kitabı okudu
Sözgelimi Yahudilikte şöyle bir düşünce vardır: Hayatını kendin için yaşamıyorsan, kim senin için yaşayacak? Kendi hayatını sadece sen yaşarsın. Hayatını kimin için yaşıyorsun? Tabii ki kendin için. Hayatını kendin için yaşamıyorsan, senin yerine kim yaşayabilir? … İnsan başkalarından onay görmeyi istediğinde ve sadece başkaları tarafından nasıl yargılandığını önemsediğinde, sonunda başkalarının hayatını yaşamaya başlar.
Sayfa 134·Kitabı okudu
İnsanlar neden başkalarından onay görmek ister? Bu çoğu zaman ödül ve ceza eğitiminin etkisinden ötürüdür. Doğru şeyler yaptığında övgü almak; doğru olmayan şeyler yaptığında ceza almak. Adler ödül ve ceza eğitimini çok eleştirmiştir. Çünkü bu sistem insanları hatalı yaşam tarzlarına sevk eder ve böylece insanlar şöyle düşünmeye alışır: “Kimse beni övmeyecekse, doğru şeyler yapmam; kimse beni cezalandırmayacaksa, doğru olmayan şeyler yaparım.”
Sayfa 133·Kitabı okudu
Sevgililer veya evli çiftler arasındaki ilişkilerde, belirli bir noktadan sonra kişinin partnerinin dediği veya yaptığı her şeye gıcık olduğu bir zaman gelir. Hem de birkaç ay öncesine kadar bunların hiçbiri kadını rahatsız etmediği halde. Kadın böyle hisseder çünkü bir noktada kendi kendine “Bu ilişkiyi sona erdirmek istiyorum” diye bir karar vermiş, bunu yapabilmek için de malzeme aramaya başlamıştır. Karşısındaki kişi hiç değişmemiştir. Değişmiş olan, kadının hedefidir. İnsanlar bu ruh haline girdiğinde, başkalarında birçok kusur ve eksiklik bulabilen çok bencil yaratıklardır. Kusursuz karaktere sahip bir insanda bile ondan hoşlanmamak için bir neden bulmakta kimse zorlanmayabilir. Zaten dünya bu yüzden tehlikeli bir yer haline gelmiştir ve herkesi düşman olarak görmek her zaman mümkündür.
Sayfa 117·Kitabı okudu