Minik mücadeleler
“Hayat bazen bir avuç sessizlikte, minicik bir ayak izinde saklıdır. O iz, bize nefesin kıymetini, bekleyişin sabrını, sevmenin en saf hâlini öğretir. Zamanın ne gününe, ne takvimine bakar; o sadece yaşamak ister. Ve biz anlarız ki, en küçük umut kırıntısı bile bir ömrü aydınlatmaya yeter.”
Kelebek (Mücadele ve Gelişim)
Biri kelebek kozasına bakıyordu. Bir gün kozadan küçük bir açıklık belirdi. Oturdu ve vücudunu o küçük delikten geçirmeye çalışan kelebeği saatlerce izledi. Adam, kelebeğin oraya sıkıştığını sandı. Çünkü herhangi bir ilerleme kaydetmiyordu. Adam kelebeğe yardım etmeye karar verdi. Bir makas aldı ve kalan kozayı keserek açtı. Kelebek daha sonra şişmiş bir gövdeye ve küçük, buruşuk kanatlara sahip olmasına rağmen, uçamayıp oracığa yığıldı. Adam düşüncesizdi. Orada oturdu ve kanatların kelebeği desteklemek için genişlemesini bekledi; ama bu gerçekleşmedi. Kelebek, hayatının geri kalanını uçamadan, minik kanatları ve şişmiş bir gövdeyle sürünerek geçirdi. Adamın iyi kalpliliğine rağmen, kelebeğin küçük açıklıktan geçmek için ihtiyaç duyduğu kısıtlayıcı kozayı ve mücadelesini anlamadı; Oysa kelebeğin kozadan çıkma mücadelesi, kozadan çıktıktan sonra kendini uçmaya hazırlamak için Allah’ın kelebeğin vücudundan sıvıyı kanatlarına akıtma yoluydu. Hikayeden çıkarılacak ders: Hayattaki mücadelelerimiz güçlü yönlerimizi geliştirir. Mücadeleler olmadan asla büyüyemeyiz ve asla güçlenemeyiz. Bu nedenle zorluklarla kendi başımıza mücadele etmek ve başkalarının yardımına güvenmemek bizim için önemlidir.
1K