ıssız merdivenlerden ta derinlere inmektir benim payıma düşen
ve ulaşmaktır bir şeye, çürüyen ve gurbette
*benim payıma düşen hüzünlü anılar bahçesinde dolaşıp durmaktır*
ölmektir bana
"ellerini seviyorum" diyen bir sesin kederinde
birlikte çıktığımız doruklarda şimdi
yıka beni dalgaların şarabıyla
ipeğine sar beni öpüşlerinin
iste beni yeniden bitmeyen gecelerde
bırakma artık beni
beni yıldızlardan ayırma
Füruğ'nun hayatını, mücadelesini bilip de kitaptan etkilenmemek zor diye düşünüyorum. Bu yüzden öncesinde hayatını okuyup İran'da ne için savaştığı hakkında fikir edinmenizi öneririm. Hatta karantina döneminde belediyelerin tiyatrolarını halka sunmasıyla birlikte Füruğ'nun tiyatrosunu bulup izleyebilirseniz ve üstünü kitapla tamamlarsanız ruhunuzun şenleneceğine, kalbinizin yarım kalmış noktalarının tamamlanacağına eminim. Çünkü her yazarın yaptığı gibi Füruğ'nun da sürekli kullandığı kelime ve tamlamalar var. O zaman hepsi anlam kazanacak.
Yine de, bunları yapmasanız bile mutlaka okuyun. Kendinizi, uzun bir yolculuktan sonra ait hissettiğiniz yere ulaştıran o his gibi sonsuzluğa eriştireceğine eminim.
Keyifli okumalar ♡