Çevresi sonsuz bir yokluktan ibaretti. Yalnız o yokluğun ötesinde bir insan vardı. Anlamların topunun onda bulunduğu, onda birleştiği bir varlık. Etrafında bir şey görmüyor,duymuyordu. Yaşamıyordu neredeyse. Etten kemikten kurulmuş bir insan çatısı altında Nuri diye bilinen bir insan vardı. Yıllardır alışageldiği işleri,ödevleri yerine getiriyordu. Ama yaşamıyordu. Nefes alıyor,konuşuyordu, ama şu yeryüzünde yoktu,yitip gitmişti.