“Gözümde tüten ne şehirler, ne insanlar, ne de kırlar ve ormanlardı.
Açık denizleri, etrafında duvar olmayan, uçsuz bucaksız yerleri arıyordum.
Ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor.”
Şimdi konuşmuyorum, seneler sonra da konuşmayacağım; hiçbir zaman karşılarına geçip intikam almayacağım.
Düştüklerinde ‘iyi olmuş’ bile demeyeceğim.
Benim kelimelerim sesimden çıkıp kimseye çarpmayacak.
Keşke bunun anlamını biraz olsun bilseydiniz.”