Hiçbirinizin yüzüne bakmıyorum. İçimde tonla kimlik taşıyorum ve tekinin bile hayrını görmüyorum. Hepsi ayrı telden çalıyor. Duymamak için kulaklarımı tıkasam da çıldırtıcı uğultuları kesilmiyor.
Ev
“Çocuklar bulunmak için saklanır, yakalanmak için kaçarlar. Aranmayanlar ve bulunmayanlar da büyüyünce benim gibi olurlar”
İçimde yıllardır saklanan bulunmayı bekleyen o çocuğu bulmuşum gibi hissettim. Kitabı bitirdiğimde sanki kendimle olan savaşı da bitirdim.
Sahi ev neydi ? Ev her zaman dört duvar değil kimi zaman insandı… Kuşkusuz en önemlisi ev kaçtığın yer değil, saklandığın yerdi…
Herkesin kendi evini her anlamda bulması ümidiyle…
“Dünya, ah dünya, bu ne zor, bu ne güzel, bu ne muhteşem bir rüya”