sena m.

artık hiçbir şey istememek. bekleyecek bir şey kalmayana kadar beklemek. avare dolaşmak, uyumak. kalabalıkların, sokakların seni sürüklemesine seyirci kalmak. su oluklarını, parmaklıkları, kıyılar boyunca akan suyu izlemek. rıhtımlar boyunca gitmek, duvarları dibinden yürümek. zaman kaybetmek. tüm tasarılardan, sabırsızlıktan kurtulmak. arzulamayan, gücenmeyen, isyan etmeyen biri olmak.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
sen, yapboz oyununun eksik parçası olmayı yeğliyorsun. tasını tarağını topluyorsun. şansını hiç denemiyor, hiçbir işe hiçbir umut bağlamıyorsun. sabanı çküzün önüne koşuyorsun, her şeyden sıtkın sıyrılıyor, dereyi görmeden paçaları sıvıyorsun, elindekini avucundakini yiyip bitiriyorsun, sermayeyi kediye yüklüyor, palamarı koparıyor, ardına bakmadan çekip gidiyorsun.
topu topu yirmi beş yaşındasın, ama yolun çizilmiş bile. düşkünler yurdunun yatakhanesinde yatağın çoktan yapılmış, lanetli şairler sofrasında yerin ayrılmış.
keşke hayvanlar aleminden çıkıp aşılan o birkaç gülünç adımın bedeli, sözcüklerin, büyük tasarıların, büyük atılımların o dinmek bilmeyen hazımsızlığı olmasaydı!
sen bir aylak, bir uyurgezersin, bir istiridyesin. tanımlar saatlere, günlere göre değişiyor ama taşıdıkları anlam az çok belli: yaşamanın, harekete geçmenin, bir şey yapmanın pek sana göre olmadığını hissediyorsun; sadece sürüp gitmek istiyorsun, sadece bekleyişi ve unutuşu istiyorsun.