sena m.

Puan vermedi·304 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 14:13
dün akşam kitabın ankara'daki oyununa gittim. oyuncu çok başarılıydı fakat ben böyle işlenmesini beklemiyordum. kitap karşımda okunuyor gibiydi, belki sinemacı olmamdan anlatış beni çekmedi. en korkuncu ise seyircilerin hareketleriydi. insanlar tiyatro izleme kültürüne sahip değil galiba anlayamadım, durmadan ses çıkaranlar, aksıran, öksüren, telefonunu ısrarla kapatmayan. üstelik bir kez de değil, defalarca oldu. çok ayıp, büyük terbiyesizlik. ankara seyircisinden umutluydum ama fiyasko çıktı. fakat eser öyle bir eser ki, ilk 2019'da üniversitedeyken okumuştum. o kadar çok sevmiştim ki yazımı, dili, karakterleri... bu tarz kitapları üniversite zamanları okumak bence kişilik gelişiminde farklı bir etki yaratıyor. lisede okumuş olsam aynı etkiyi almazdım. şimdi oyuna gitmeden tekrar okuyunca ne kadar değerli bir eser olduğunu yeniden anladım. sabahattin ali'ye bıraktıkları için minnettarım.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Can Yayınları · 2019209,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·416 syf.··
2023 55. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2023 19:04
muazzam bir betimleme örneğiydi tüm kitap. böylesine basit bir konuyu sırf betimlemelerle 400 sayfalık hale getirmiş mishima. japon tarihi benim için biraz karmaşık olsa da değindiği noktalarla dönemi de çok iyi özetlemiş. öyle ki okurken kendi geçiş dönemleri eserlerimizi hatırladım. özellikle yakup kadri, sevgi soysal gibi isimler geldi aklıma. favori karakterim honda oldu. diğerlerinden farklı, daha başka düşüncelere sahip biriydi. satoko ve kiyo'nun şımarıklıklarından çok uzaktı. kiyo'nun olanaksızlığa olan düşkünlüğünü açıkladığı kısım belki de hepimizin kavradığı problemi nihayet ortaya atmıştı. hakikaten de olanaksızlığı, yoğun duyguların insafına kalmayı seviyordu kiyo. akıl karışıklığı, histerik durumlar peşinde koşmayı arzuladıklarıydı. belki gerçekten de satoko'yu sevmemişti. yazlıkta buluştukları gece yaptığı şaka gerçekliğin kendisiydi. seri olduğunu bildiğimden sonun böyle olacağını tahmin etmemiştim. hatta bu iş nereye kadar böyle gidecek diye düşünmüştüm ama son... çok farklı bitti ve kalan kitaplarda neler anlatıldığını merak ediyorum. sonuna şaşırdığım kadar üzüldüm de. çünkü sadece bir karakteri kaybetmedik, başka bir karakterin hislerini de yitirdik. yani honda'nın. her ne kadar kendini tutkudan uzak, özellikle kadınların güzelliğine hayran kalan biri olarak anlatsa da kiyo'ya olan ilgisi şüphesizdi. açıkça belirtilmiş olmasa da bana öyle hissettirdi. içinde kendine bile anlatamadığı çünkü henüz keşfedemediği şeyler vardı. bilmiyorum, kiyo'ya aşık olabileceğini söylediği andan bu yana öyle düşünüyorum. sonraki kitaplar belki bu kısımlara değinir.
Bahar KarlarıYukio Mişima · Can Yayınları · 2018782 okunma
10/10
·248 syf.··
2023 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2023 15:17
alper canıgüz okumak her zamanki epey eğlenceliydi. fakat sanırım seriyle tanıştığım ilk kitap, benim için her zaman farklı bir yerde olacak. hepsinden daha çok seveceğim. sallantıdaki ruh hali, hepimize tanıdık gelen ebeveynleri, aşık olduğu tüm kadınlar ve karakterini çaldığı camus ile bacaksız alper kamu'yu tanımış olmak eğlenceliydi. ilk kitapta özellikle aşkını anlattığı cümleler ve ruh halini açıkladığı sahnelerle kendine çekmişti beni. sanırım yazarın en sevdiğim yönü burada bulunuyor. aşk için söyledikleri beni benden alıyor. tıpkı gizliajans'ta olduğu gibi. ikinci kitabı elbette aynı yankıyı oluşturmadı. merakla okusam da aynı tadı alamadım. fakat yine de güzeldi. son kitap olan kıyamet park ise bambaşka bir hikaye. hakan ile yeniden yan yana gelmelerine çok sevindim. karı koca atışmaları ayrıca komikti. fakat bu sefer biricik aşkı için kurduğu cümlelerde azalma var gibi hissettim. ayrıca ortadoğu, milli bilinç, türkiye gerçekleri gibi noktalara daha çok dokunmuştu. diğer ikiliden farklıydı. ve en çok güldüğüm kitaptı sanırım. (altan ile tanışmak da alper'in büyüyünce nasıl karaktere dönüşeceği merakını uyandırdı. belki hiç büyümeyecek?) sonuç olarak hepsini severek okudum. umarım bir gün alper canıgüz ile tanışıp, seriyi imzalatma şansı bulabilirim.
Kıyamet ParkAlper Canıgüz · Alfa Yayıncılık · 20213,070 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2023 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2023 13:57
başlangıcı ve sonu tamamıyla bağımsız bir eser. kitaba başladığımda bir erkeğin neden bir erkeğe uzaktan görmesine rağmen yakınlık duyduğunu ve tanışmayı bu kadar arzuladığını düşündüm. tabi ki aklıma ilk gelen romantik bağlamda ilgisini çekmiş olabileceğiydi. bu düşüncem son sayfaya kadar devam etti. ve ben yanıldım. aslında bu düşünceden çok bir istekti. nedense hocam karakteri ve anlatıcının aralarında bir şey yaşanmasının daha güzel olacağını hissettim. ve kitabın sonunda açıklanan detayların hocam karakterinin yönelimi hakkında olabileceğini düşündüm. fakat dediğim gibi böyle olmadı. beni bu düşünceye iten elbette karakterlerin hal ve tavırları, kurdukları diyaloglardı. onun dışında gayet tahmin edilebilir ve sıradan bir olay kurgusu mevcuttu. aile, arkadaşlık ve aşk üçgeninin hangi noktalarda kesiştiği üzerine bir örnekti bence. yine de karakterlerin hastalıklı ve problematik düşünce yapıları olduğu kanaatindeyim. amcasından gördüğü yanlışı, en yakın arkadaşına karşı takınan hocam karakteri nefret ettiği o insanlığın bir üyesi oldu. hayatı boyunca da ızdırabını çekti. fakat canı yanan sadece kendisi değil, karısı da oldu. söylemesi ağır ancak ben bu tavrı biraz bencilce buldum. arkadaşının ölümünde payı olduğu için çekti tüm acıları fakat yapacağını en başında yapmalı ya da bununla yaşamayı öğrenmeliydi. öbür türlü hem kendi hayatını hem de uğruna arkadaşını karşısına aldığı kadını mahvetmiş oldu. kadınlar diyince tabi ki onlara karşı düşünceleri de epey yabaniydi. özellikle anlatıcının onları yalnızca cinselliğin bir aracı olarak görmesi korkunçtu. "kadın kısmı" anlatımları epey fazlaydı ve ben de rahatsız olmadım değil. başlangıcı ve sonunun farklılığından kastım başta söylediğim gibi hocam karakterinin ikircikli yönelim tavırlarından kaynaklıydı. kim
GönülNatsume Soseki · İthaki Yayınları · 20222,352 okunma
4/10
·224 syf.··
2023 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2023 19:14
kitap gerçek bir hayal kırıklığı benim için. ilk dikkatimi çeken ilk öyküdeki nevzat başkomserin yapay konuşmalarıydı. hiçbir doğallık içermiyor ve yalnızca kitaplarda görebileceğimiz naralar atıyordu. benim açımdan bu oldu durum. gerçekliği kaybettiren bir özellik olduğunu düşünüyorum sağlam olmayan diyalogların. ikinciyse kadınlara ve ilişkilere yaklaşımdı. kötü karakterlerin kötü işler yapması anlaşılır olsa da sözde "iyi ve örnek" karakterlerin, -sözgelimi evgenia ve nevzat- bilirkişi konumunda boş boş konuşması canımı çok sıktı. kitap görünüşte kadınlara sağlıklı bir yaklaşımda bulunuyor ve onların dertlerini/sıkıntılarını konu alıyor gibi fakat kesinlikle öyle değil. o kadınlar kendi içinde ayrıştırılıyor ve onlara hükümler/görevler yükleniyor, o "iyi" karakterler tarafından. komiser ali dediğimiz herif de ikinci öyküdeki mahalle zibidilerinin üniformalı hali resmen. zeynep ise ona laf anlatmaya çalışan fakat kendisi de bazı tabuları kıramamış bir kadın. gerçekte böyle insanların olması ise en acı verici durum. sonuç olarak karakter tavırlarını beğenmedim. çok yapay, cringe, kendini beğenmiş ve her şeyi ben doğru bilirim tiplerle ve olaylarla dolu. kayıp tanrılar ülkesi'nin yıldız karasu başkomserini aradı gözlerim bu vasatlığın ortasında. aşkımız eski bir roman, diğerlerine göre daha ilgi çekici bir kurguya sahipti benim için. yazarın tüm kitaplarını bitirme kararı aldığımdan okudum fakat okunulmasa da bir şey kaybedilmezmiş. diğer kitaplarına karşı ne yazık ki önyargılı olacağım. :(
Aşkımız Eski Bir RomanAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202331,4bin okunma