Bir kitabın arasına sıkıştırılıp kurutulmuş, papatyalar gibiyiz. Altı çizilmiş cümleler, kelimelerin sözcüklerle dans edişi gibiyiz. Bazen yarım bir satır, bazen de kısa bir cümleyiz. Biz hiç tam olmadık. Kafamızdakilerle yaşayıp, ömrümüzden çaldık küçük şeyleri. Severken tüketildik. Farklı evrenlerde yaşayıp, dünya denen gezegende büyüdük. Geceyi severken yıldızlara astık umutlarımızı. Ay'a bakınca kıvrılan dudaklarımız, bir asrın kırık yüzü. Biz hangi çağın yanlışıydık da bizi bu asra tutsak ettiler?