Evrende ki her şey titreşim aracılığıyla iletişim halindedir. Franckh, kapasitemizi ve düşüncelerimizi nasıl kullanacağımızı öğrenmek zorunda değiliz ama bunu yapacak güce sahip olduğumuzu bilmeliyiz diyor. Bir şeye ikna olduğumuzda kalbimiz enerjiyi beynimize kıyasla 5000 kat daha güçlü şekilde yayar bu yüzden kalpten isteyin.DNA’mız kalbimizin en derininde inandığımız şeyler aracılığıyla diğerleriyle iletişim kurar,bu iletişim rezonansı oluşturur.Sadece tüm kalbimizle istediğimiz şeyler hayatımızda gerçekleşebilir.Bu da en başta kendimizde neye inandığımızla ilgilidir.
Milena…
Ne desem bilemiyorum.
Amacım az da olsa kitabın üzerimdeki etkisini anlatmak.
Bir kere karşılaştığın birinin hayatındaki en önemli yere sahip olması..
Uzağındaki birini sevmek,evli birine öyle körü körüne bağlı kalmak.Günlerce,haftalarca,aylarca mektuplaşarak hasret gidermek,az da olsa…
Her gün onu görmek,sohbet etmek,göz göze gelmek,sarılmak,berabere uyumak umuduyla yaşamak..
Onun senin uzağında olup hastalanınca elinden birşey gelmemesi ne acı durum.Ona duyduğun sevgi o kadar büyük ki,bu dünyada ölmüş biri gibi hissederken sırf onun için yaşamak istedin.
Var mı hala senin gibi seven insan,insanlar?
Kaldı mı ki öyleleri?
Gerçek ve samimi bir sevgiyle karşılaşmanız dileğiyle..
Umarım herkes bu kitabı okuma ayrıcalığına ulaşır.İçinizi ısıtan bir kitap.Tüm sevgimle..<3