Böyle bir sevgi başka zaman olsa yüreği üşütür, ruha ağır gelir. Senin elin soğuk, benimkiyse ateş gibi sıcak. (...) Mutlu bir insan ne çekilmez oluyor bazen!
Hayalperest -daha ayrıntılı bir açıklama gerekirse- insan değildir de, nasıl diyelim, bir ara türdür. Zamanının büyük bir bölümünü gözden uzak bir köşeye çöreklenmiş olarak geçirir, sanki bir gün ışığından bile saklanır ve bir köşeye çekildiğinde, oraya iyice kıvrılır kalır, tıpkı bir salyangoz gibi; aslında bu açıdan hem ev hem hayvan olan o ilginç yaratığa, kaplumbağaya daha çok benzer.
Spoiler içerebilir!
Bu zamana kadar okuduğum tragedyalar içerisinde en değişik olanıydı.
Ana karakterimiz olan Medea kocasının ihaneti ile yüzleşmek zorunda kalır. Bunun sonucunda Medea intikam almaya karar verir.
Medea karakteri o zamanlar için bir kadın karakter olarak güçlü çizilmiş. Lafını ve hareketlerini esirgemeyen bir kadın. Ancak tek kusuru oğullarını öldürecek kadar gözünü kin bulaması.
Kitabı okurken dikkat ettiğim bir diğer konu kadın ve erkek ilişkilerinin günümüzde bile aynı olması bizlerin ayıbı olsa gerek.
Euripides'ten okuduğum ilk eser oldu. Kendisi için Aristoteles'in "Sophokles karakterleri olmaları gerektiği gibi gösterirken, Euripides onları oldukları gibi gösterir" demesi boşuna değil.