Dünya büyüyor ama insanlar küçülüyor. Yine de aklımız ve duygularımız var. Sadece içgüdüleriyle hareket eden varlıklar değiliz ama gücümüzün bir sınırı var. Bir gün hepimiz ölüyoruz. Ölüyoruz, doğuyoruz, yaşamaya devam ediyoruz, zaman geçiyor... İnsanlar gittikçe daha bilge hale geliyor. Peki bir gün her şeyi anlayabilecek miyiz?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"... Ayrıca kızımla o adam telefonla konuşmak yerine eski zamanlarda olduğu gibi birbirlerine yazılar yolluyorlar, neydi adı?"
"Mektup mu?"
"Hayır, mektup değil... Ah, şiir."
"Ve siz dostum" dedi Leibniz taraftarına, "Sizin ruhunuz nedir?"
"Bedenim çalarken zamanı söyleyen saatin yelkovanıdır" dedi. "Ya da bedenim saati söylerken çalan şey benim ruhumdur yahut da ruhum evrenin aynasıdır ve bedenim aynanın sınırıdır. Her şey nettir."