İnsancıklar İnsancıklar’ı bitirdiğimden beri şunu düşünüyorum: İnsan her şeyini kaybetmişken bir başkası için ne ifade edebilir? Aralarındaki bağ bildiğimiz anlamda bir aşk değil; birbirlerinin onurunu doyurma çabası. Kendi yoklukları içinde birbirlerine bir 'varlık' alanı yaratmaya çalışmaları gerçekten çok dokunaklıydı. Dostoyevski, sevginin bazen en karanlık zamanlarda tutunacak tek dal olduğunu mektuplarla ruhumuza kazıyor. Bu bir aşk romanı değil, haysiyetini kaybetmemeye çalışan iki ruhun birbirine sarılması