Kardeşimin hikayesi, sürükleyici hikayesi ile bir çırpıda biten bir kitap. Aslında pek çok duygu bir arada yaşanırken bu duyguların gözlemi, yorumu da duygularından arınmış bir adam tarafından yapılıyor ve bize aktarılıyor. Kitabı okurken bunu ileride alıntılamalıyım dediğim o kadar çok yer vardı ki sanırım hepsini alıntılamayacağım. Ama üzerine düşünmek istediğim ve aslında pek çok yerde de haklı bulduğum bu yorum bana insanlar hakkında daha fazla düşünme fırsatı verdi. Sonu benim açımdan tahmin edildiğinden pek şaşırtıcı gelmedi fakat roman boyunca anlatım, ilerleyiş ve kapanış çok güzel işlenmiş. Kitap okuma alışkanlığını dedektiflik ve polisiye romanlarla kazanmış biri olarak başlangıçtan itibaren soruşturulan cinayet de beni kitaba daha çok bağladı diyebilirim. Benim için, çok keyif aldığım, okurken kendimden bir şeyler bulduğum ve yine de inanılmaz şekilde haz aldığım, yazarın daha çok romanını okumaya teşvik eden bir eser oldu. Bazı romanlar vardır, okurken hikayenin gidişatından çok yazarın nasıl o karakteri aktarabildiğini, bu eseri oluşturmak için nasıl bir araştırma içine girdiğini ve nasıl kurguladığını merak ettirir, işte “Kardeşimin Hikayesi” tam olarak böyle bir roman.