Mehmet Dal

Mehmet Dal
@misab641
Doktora
Ankara
25 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
İslam ruhu gerçekleşişinin hâlelerinden biri de, estetik düzendir. İslâm medeniyeti, insana bir cebir ve geometri mizacı aşıladığı gibi, ahlakından inancına, davranışından ruh özündeki sırra kadar bir ahenk ve güzellik ideası da yerleştirecektir. Dar ekollerin, yapma ve kısa ömürlü çıkışların estetik ve sanatı değildir bu ideanın dünyası. Bütün mizâçları, ruh uzanış ve dalışlarını verimlendiren temelli bir sanat ve edebiyat perspektifidir bu.
Sayfa 61·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bu düzen fikri, bizi, Müslümanın, çağdaş diriliş erinin bilim ve arayıcılık aşkına sahip olması gerektiği düşüncesine götürecektir. Düşünmeyi buyuran Kur'ân'dır. Tarihten tabiata, soyuttan somuta gözlemleyiş, inceleme, araştırma, düşünme, öğrenme Allah buyruğudur. Her kişi, gücünün yettiğince bilim yolunda ilerlemek borcundadır. “Hiç, bilenle bilmeyen bir olur mu?”, “hakikat, mü’minin kaybolmuş malıdır. Nerede bulursa alır.”, “İlim, Çin’de de olsa, elde etmeye çalışınız.”, “İlim, kadın, erkek, her Müslümana farzdır.” gibi ana ölçüler bu yapıya yöneltmektedir İslam Toplumunu.
Sayfa 61·Kitabı okudu
• Bu toplum yaşayışı, şüphesiz, bir “hukuk düzeni” içinde akacaktır. İslâm hukuku, bütün bu saygı ve sevgi düzenine, gözlemleyiş yasağı ve yardımlaşma buyruğu düzenine rağmen, toplum düzenini sarsan ve bozanlara uygulanacak önleme ve giderme kurallarını bir bütün ve bir sistem olarak ortaya koymuştur. Ceza, daha çok toplumu ve kişileri koruma amacı taşımaktadır; bu da, en radikal anlamıyla cezanın suç cinsinden oluşuyla sağlanabilir. Cezada prensip, “Kısasta hayat vardır” kutsal ilkesi ve “suçsuz bir kişiyi öldüren bü­tün insanları öldürmüş, dirilten bütün insanları diriltmiş gibidir” ölçüsüdür. Kurallar kesin ve keskindir. Çünkü: toplum böylece ayakta durabilir, kokuşup çürümekten kurtulur.
Sayfa 60·Kitabı okudu
Müslüman merhametli olmalıdır, ama bu merhamet, istismar edilmemelidir. Merhamet kıyıda köşede kalırsa, elbet, istismar olunabilir. Ama, ortalığı kaplar, site ve meydanlara hâkim olursa, istismar edilebilme sınırını aşmış demektir. Merhametin kuvveti, istismarın gücünü ezmiş olacaktır bu durumda. Öte yandan, merhamet sömürülebilir diye de, yaşlı, sakat, dul, yetim gibi gerçekten yardıma muhtaç kişilerin sahipsiz, kimsesiz acı hayat şartlarıyla buluşmalarına terk edilmelerine, yol ve kapı açık bırakılmamalıdır.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Toplum yaşayışında saygı ve sevgi egemen kılınacaktır. Görgü kuralları saygı ve sevginin gölgesinde biçimlenecektir. Sevgi ve saygı bağları, bir laubaliliğe dönüşmeyecek, insanların özel dünyalarına karışma, onların iç hallerini gözlemeye meydan vermeyecek sınırlarla bağlı olacaktır. Kuranı Kerim’in “tecessüs etmeyiniz! (Kimsenin özel dünyasını gözlemlemeyiniz)” buyruğu bu konuda ana ilke olacaktır.
Sayfa 58·Kitabı okudu