Mehmet Dal

Mehmet Dal
@misab641
Doktora
Ankara
25 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
"Bir gün bir dilbere ilişti gözüm. Bu ilişme iki cihanı gözümden düşürdü." 🌸
Mehmet Dal
Karacaoğlan’a özenmiş bu sözü diyen
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İlk defa duyuyorum, kaynak da yok
Mekke'nin kendisine özgü ticaret anlayışı içinde, dışarı­ dan gelen bir yabancının Mekke' de ölmesi halinde, tüm mal varlığının varisinin, Mekke'de son görüştüğü kişi olması gibi durumlar da söz konusuydu. Hatta bu nedenle, birtakım sui­kastlar yapılır, zenginleri evlerinde ağırlayan bazı Mekkeliler, suikastlarla onların mallarını zimmetlerine geçirmeye çabalar­lardı. Lakin Dar'ün Nedve (parlamento) bu hususta "kısas" hükmünü getirerek, ölüme karşı ölüm cezasıyla bu türden suikastların ortaya çıkması hususunda fevkalade caydırıcı ka­nunlar çıkartmıştı.
Mehmet Dal
Böyle bir şey yoktur. Şiiler Araplar hakkında çokça iftira uydururlar. Bu da onlardandır zannımca. Bir kere Mekke’nin ekonomisi ticarete dayalı bir ekonomidir ve ticarette güvenilen yerde yapılır. Hılful fudul teşkilatınin görevleri içinde ticaret için gelen tüccarların güvenliğini sağlamakta vardır. Ama dediğim gibi Şiiler iyi uydurma yapıp tarihi kendilerince yanlış göstermeyi iyi becerirler.
- Daha önce de değindiğimiz gibi, Atatürk’ün devrimlerinin benzerlerini daha önce yapanlar da var; mesela Rusya’da Büyük Pedro var. Pedro şunu söylüyor: “Avrupalılar bize barbar diyor, yabani diyor. Biz medeni olacağız, ilk adım olarak da onlar gibi giyineceğiz. Sonra bu sakalları keseceğiz. Bir Rus Boyarına, asilzadesine sakalını kes demek, kafanı kes demek gibi bir şey. Pedro, öyle ya da böyle sakalları kestiriyor. Kestirmekle de kalmıyor, “Sen” diyor, “O babandan gördüğün deri kıyafetleri, kürk kaftanları giymeyeceksin. Avrupalı ne giyiyorsa sen de onu giyeceksin. Kafandaki börkü de çıkart, bu üç kenarlı şapkaları tak, bundan sonra bunları giyeceksin” diyor. Bunu dayatıyor Pedro. Hukuk konusuna tekrar döneceğiz ama onun evvelinde kıyafet konusuna bir miktar daha devam edelim. Osmanlı’da halk birbirine baktığı zaman kaleidoskop görmüş gibi oluyordu. Herkesin kıyafeti başka. Rum’un kıyafeti başka, Ermeni’nin kıyafeti başka, Türk’ünki başka vs. Sultan Mahmut sarığı kaldırmış, fes giymeyi zorunlu kılmış ama sarık bir süre sonra halk arasında tekrar hayat bulmuş. Çünkü sarık takıldığı zaman dindar oluyorum zannediliyor. Farkında değil ki sarık çölün şapkasıdır, çölde de çok faydalıdır. Neden? Çünkü adam sarığını açar, kum fırtınasında yüzünü korur. Sarık çok katlı bir bez olduğu için de başını sıcaktan korur. Bir sürü fonksiyonu var. Soğuktan da korur. Sabahleyin elli derecenin üstüne çıkıyor sıcaklık, akşam on dereceye düşüyor çölde. Büyük Sahra’da, Kufra vahasının güneydoğusunda, Çad/Mısır/Libya sınırlarının bitiştiği yerlerin yakınlarında jeolog olarak çalışırken sarık çölde neden gereklidir ve neden Türkiye’de gereksizdir diye ilk defa anlamıştım. Burada sarıkla dolaşmak, ama orada da sarıksız dolaşmak enayiliktir. Sultan Mahmut bunu fark etmiş ve şöyle talimat
Mehmet Dal
Tamamen aşağılık kompleksi. Japonlar kendi elbiseleriyle medeni değiller mi? Mustafa Kemal'de Tanzimat sonrası gelen aşağılık kompleksini medenilik zanneden hatta yetinmeyip medenilik olarak addeden, zihni ve fikri ile bu millete yabancıdır. Meseleyi getirmiş sarığa. Gören de Anadolu'da herkesi sarıklı zanneder. En fazla giydiği börktür, sarık değil. Hem senin işin mi bitti de milletin sarığı ile uğraşıyorsun? Bununla yetinmeyip milletin ezanını bir saçmalık şeklinde Türkçeye çeviriyorsun. NOKTA
Tarihsel süreç 1..
Hz Ibrahim ve Hz Musa peygamberlerden önceki tüm doğu dinleri "Putçu" ve "çoktanrıcı"ydı. .. Güçlü hayvanlara doğasal olgu ve olaylara ve eşyalara tapınırdı .. Tanrilar genellikle insan görünümlü yapıldılar Tanrılarında gereksinimleri coşkuları olduğuna inanılırdı... Hint dünyası ,eski mısır, Roma ve Yunan tek tanrıcıliga doğru yöneldi . Misirda Amon_Ra Yunanda Zeus Roma da Jüpiter "Baş Tanrı " idiler.. Ilk kentler ve kentlesmeler de bunlar gibi tanrı yada Tanrılar adına inşa edilen tapınaklar çevresinde oluştu. .
Sayfa 5·Kitabı okudu
Mehmet Dal
Ne fark birileri de Mustafa Kemal'i tanrı yapmadı mı? Heykellerini önünde tazim etmedi mi? Kemalizm bir dindir naraları atmadı mı? Yeni insanlar değişse de Allah'ı tanımayan zihniyetler sûnî ilahlar edinirler.