İslamın mülke indeksli hiyerarşik düzene karşı bir devrim hareketi, hamasete karşı muhatapsızlık, ilkel ve yağmacı zihniyete karşı bir medeni duruş olduğuna inanan bir müslüman olarak; eserin vücuda gelme amacını ve arkesel fikrini ziyadesiyle takdir ediyor ve fakat içeriğini aynı ölçüde övgüye mazhar kılamıyoruz. Zira bir çok etken, bu başarı nitelemesine engel oluyor. Bunların başını ise eserde ziyadesiyle mevcut bulunan çelişkiler çekiyor.
Bir kaç örnekle ahvali resmedelim:
+ Yazar, Bedir gazvesinin, köle olmayan muhacirlerin mallarını geri almak için çoğunluğu köle olan müslümanlar tarafından gerçekleştirildiğini bunun da sebebinin bu sermayenin müslüman komininin malı kabul edildiğini iddia ediyor (s132).
Bir sonraki sayfada ise ortak sermaye hamlesinin Mekke’nin fethine kadar teoride kaldığını dolayısıyla pratikte uygulanamadığını ifade ediyor (S.133).
Ard arda gelen bu iki ifadenin çelişkili olduğunu delillendirmeye gerek dahi görmüyoruz. Zira ortak sermaye anlayışının mekkenin fethine kadar pratik karşılığının olmadığını söyleyip bedir gazvesinin amacının bu bilincin neticesi olduğunu ifade etmek açık bir çelişkidir.
Bir başka bölümde ise yazarın şöyle bir çelikisi mevcut. Yazar göre kelime anlamları dönemden döneme değişmektedir (s.138). Fakat aynı yazar iddialarını delillendirmek için sunduğu ayetlerdeki kelimeleri bugünkü Arap diliyle anlamlandırıyor ve kelime kökenine göre o gün kullanılmayan anlamlar üretiyor.
+ Diğer yandan ayetleri sebebi nüzulünden kopartarak yorumlaması da (sen atmadın, allah attı... ayetini mistik doktrinine delil sayıyor), bir diğer çelişki örneği. Oysa mezkur ayetin direk hadise ile bağlantılı olduğu aşikar.
Bir başka örnek de “Ben kur’ana hz muhammed getirdi diye inanmam, ben kur’anda hz muhammed nebi olarak yer aldığı için
İslam dininin son günlerde oldukça fazla gördüğümüz gibi çıkarlar uğruna kullanılması ile nasıl kötü bir imaja sürüklendiğini, Hz. Muhammed’in gerçekte nasıl bir yerde durduğunu anlatıyor Eren Erdem. Ve bir röportajında ''Peygamber, Denizlerle beraber 6. Filo’yu taşlardı. Gezi Parkı direnişinde en önde olurdu. Peygamber otoriteye karşı mücadele vermiştir. Rahman suresi 6. ayete bakın. “Ağaçlar Allah’a secde ederler”, der. Bir ağacı kesmekle namaz kılan bir adamı kesmek aynıdır, der. Muhammed, Mekke’de esir alınan insanların ağaç dikmeleri karşılığında özgür bırakılmasını emretmiştir. “Bu esirler ya ağaç dikecekler ya da kırk kişiye okuma-yazma öğretecekler” diyor peygamber; bu müthiş bir devrimdir. Gezi’deki ağaçlar kesilmesin diye isyan ederdi peygamber.'' şeklinde kitabın ana fikrini ortaya çıkarıyor. Yolsuzlukların, rüşvetçilerin, paraları sıfırlamaların her gün karşımıza çıkmaya başladığı bu günlerde okunması gereken bir kitap.
Islamiyetin nasıl bir dönüşüm geçirdiģini anlamak için iyi örnekler var...Mala ve mülke tapanları görmek lazım..
Hz.Muhammed'in nasıl ezilenlerin sesi olduğunu ve putlar aracıyla topluma tahakküm edenlere baş kaldırdığını anlamak için iyi hazırlanmış..
Kitapta kısaca, zulmet düzeninin baş aktörü olarak sermaye sahipleri gösterilmiş, kaynakların adil dağıtılmamasının sosyal adaletsizliğe sebebiyet verdiğinden bahsedilerek, bu düzenin Hz. Peygamber (sav) tarafından yıkıldığı anlatılmış. Kur'an ayetlerinden yapılan alıntılarla konu desteklenmeye çalışılmış.
Yazarın, Kur'an ayetlerini yorumlarken, Allah'ın sanki sadece sermaye sahiplerini uyardığı gibi bir çabaya girdiği hissediliyor. Mülk sahibinin Allah olduğu belirtilerek, bireysel mülkiyetin dinen yasaklandığı, sermaye ve kaynakların herkese eşit olarak dağıtılması gerektiğinden bahsediliyor.
Mülk sahibinin Allah olduğu tartışma götürmeyecek kadar açıktır. Nur Suresi 42. Ayette bu husus açıkça belirtiliyor. Dolayısıyla, ayetlerin zorlama yorumlarla bağlamından koparılarak, tüm adaletsizliğin faturasının sermaye sahiplerine çıkarılmak istenmesi fazlaca sosyalist bir tutum olmuş.
Evet, Mekke'li müşriklerin Allah Resulü'nün mesajını kabul etmemeleri, türlü planlarla bu mesajın yayılmasını engellemek istemelerinin sebebi stotükolarını korumak amacıyladır. Bu stotükoyu sadece paranın sahibi olanlar değil, toplumun her bireyi destekleyebilir. Nitekim, ölüm döşeğinde, kendisinden sonra Uzza'ya (cahiliye dönemi meşhur putlarından) tapılmayacağı endişesiyle hüngür hüngür ağlayan kişiler de vardır. Allah Resulü'nün mesajını kabul etmeyenlerin; itibar kaybına uğrama endişesi, kıskançlık (Ebu Cehilin iman etmemesinin en büyük sebebidir), ırkçılık (yahudilerin ekseriyetinin bilmesine rağmen iman etmemesi gibi), dinsel bağlılık (uzza için ağlayan adam gibi), özgür olma ve benzeri birçok bahanesi olabilir. Dolayısıyla, dini kabul etmeme ya da kabul ettiğini ikrar etmesine rağmen dinin hükümlerini kendi çıkarlarına göre yorumlama davranışı, sadece sermayenin el değiştirmesi
Din nedir kapitalizme savaş mı ?? Oysa maddi olarak güçlü olanların tahakkuk ettiği bir düzen yok mu dünyada ?? İslamiyet zengine düşman mı ?? Asla . Peki neden müslümanların üzerine yapışmış ( bir lokma ekmek bir hırka ) çelişkisi ??
İslamiyet zengine ; fakire ver yoksulu ve akrabayı gözet demiyor mu ?? Orucun bir yönü de aç insanların çektiklerini anlamak değil mi ?? Ya sadakanın bir tarafı fakiri gözet ömrü uzat mantığı değil mi ?? O zaman Müslüman ülkelerin bu fakirliği neredeyse kast sistemine dayanan tabaka sistemi İslamiyet'in neresine sığar ??
Yada kafa kesmek , kendi inandığına inanmayanı kâfir ilan etmek mi İslam ?? Oysa Hz Muhammed bedir esirlerini ( fakir olup fidye veremeyenleri ) müslüman çocuklara okuma yazma öğretmesi karşılığında serbest bırakmadı mı ?? En güçlü olduğu anda Mekke'yi fethettiği de insanları affetmedi mi ??
Aslında Din bir deniz yüzmesini bilene çok güzel lakin yüzme bilmeyenin boğulduğu bir mecraa . Yazarın kitabın sonuç bölümün de yaptığı yargı muhteşem ama kapitalizme bu kadar hasmane tutum . Bilemiyorum belki yazarın anlatmak istediklerini tam kavrayamamış olabilirim . Yazarın başka kitaplarını Allah ömür verirse okumayı düşünüyorum .
Devrim ayetleri ve devrimci peygamber aynı mantığa oturtulmuş aslında. Ayetlerin ulaştığı peygamberimizin de ruhunun devrimci olduğunu kıssalarla, tarihi olaylar ve kararlarıyla anlatmaya çabalamış
Eren erdem çoğu din görevlisinden daha bilgili kitaplarında bu görülüyor Peygamberimizin zamanında yaptığı bir şeyin ne büyük bir devrim olduğunu bu kitabında bir çok örnekle anlatmakta
Eren Erdem İstanbul Fatih doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul'da tamamladıktan sonra üniversite hayatına başladı. Üniversiteyi yarıda bırakmak zorunda kalan erdem, 2000'li yılların başında Türkiye'de tartışılmaya başlayan "Kur'an odaklı İslam" düşüncesinin toplumsal tartışmalara dahil olması adına çalışmalar yaptı. Kurduğu "internet forum" siteleri üzerinden, "Kur'an ve Akıl Sempozyumu" gibi çalışmalar yaptı.
2008 yılında yaptığı araştırmaları kitaplaştırdı. İran'ın ve ekseriyetle 3. dünyanın ezilenlerinin önemli bir simgesine dönüşen Dr. Ali Şeriati'nin ilk olarak dile getirdiği "Abdestli Kapitalizm" kavramını kitaplaştırdı. Ve toplam 7 kitap yazdı.
Eren Erdem, kitap çalışmalarını sürdürmek ile birlikte, çok sayıda konferansa katıldı, birçok televizyon kanalında programlara katıldı, çok sayıda söyleşi yapmıştır.
Erdem, Ulusal Kanal'da Ezber Bozanlar adlı programında da yer aldı.
Devrimci İslam düşüncesini teorik zeminde Türkiye toplumuna izah çalışmaları yürüten Erdem, 2012 yılında kurulmasına ön ayak olduğu ve Devrimci İslam'ın büyük şiarı Ebuzer Gıffari'nin son sürgün yerinin de adı olan Rebeze Kültür Evi'nde Cumartesi sohbetleri adı altında, Kur'an'ın zamana sözü, tarihsel perspektif, tarih felsefesi üzerine söyleşiler yapmıştır.
Haziran 2015 ve Kasım 2015 Türkiye genel seçimleri'nde CHP milletvekili olarak meclise girmiştir.
2018 Haziran'ında, Karşı gazetesinin baş editörü ve 2015- 2018 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ana muhalefet meclis yardımcısı rolüyle ilgili meselelerle suçlandı.
İstanbul’da bir mahkeme 7 Ocak 2019’da onu serbest bıraktı, ancak hemen yeniden tutuklandı. 1 Şubat 2019 itibarıyla açlık grevi yaptığı bildirildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin verdiği kararla 31 Ekim 2019 tarihinde tahliye oldu.
Eren Erdem'in başlıca kitapları aşağıdadır;
- Gayya Karanlığından Kur'an Aydınlığına
- Abdestli Kapitalizm
- Nurjuvazi (Toplatılması istemiyle dava açıldı)
- İslam ve Kapitalizm
- Selman-ı Pak
- Şeytan Evliyaları
- Riya Tabirleri
- Devrimci Peygamber