• Bir marj dahilinde, adeta, tüketimde eşitlik olacaktır kişiler arasında bu toplumda. Zengin, fakirden çok farklı bir yaşam sürdürmeyecektir. Kapitalizmin yıkıcılığından uzak olmalıdır Diriliş insanı, toplumu ve sitesi… Devletin veya partinin kölesi, mahkûmu veya oyuncağı olmamalıdır kişiler ve aileler.
• Sadece geniş yolları ve sağlam yapıları olan bir kent olmayacaktır Diriliş Sitesi; İslâm’ın yeniden doğuş sitesi olan Diriliş Sitesinin en güçlü yanı, Toplum yanı olacaktır. Diriliş Toplumu yanı en sağlam cephesi olacaktır Sitenin. Duvarları ve maddî yapıları sağlam, toplumu ve insanı çürümüş olan site yaşamaz. Toplumu ve insanı güçlü ve ruhça sağlıklı olan site ise ölmez ve eskimez.
Bir site kurmalıyım. İslâm sitesini yeniden kurmalıyım. Canlandırmalıyım, diriltmeliyim onu. Çağ içinde varoluş hikmetim bu.
Kentler, her yönüyle mü'min hale gelmelidir elimde. Çünkü: şehirlerin de inanmışı, inkarcısı, nihilisti, ate olanı vardır. Toplam anlamıyla kent, ya imânı, ya isyanı haykırır.
Ben, imanı haykıran, sessizliğinde iman çınlayan şehirlerin mimarı olmalıyım. Müslüman olmak, bana bu görevi yüklüyor.
İnsan - kent - anlam - tarih dörtlüsü siteyi ortaya koyan veya ayakta tutan dört temel sütun bireşimi. Diriliş insanı, anlamını İslâm’dan alan ve tarihini İslâmlaştırdığı kentin, kent + toplum olan sitenin kurucusu olacaktır yeniden. Yeni Sitenin kurucusu olacaktır Diriliş Kuşağı. Yeniden doğacak Diriliş Sitesi. Antik siteler gibi etrafını maddî surların çevrelediği bir site değil, İslâm’ın koruyucu ilkelerinin çevrelediği ve İslâm aşk ve hakikatinin kucakladığı bir site olacaktır yeni İslam sitesi.
Yapılan her işi, her davranışı öbür âlem, âhiret âlemi terazisinde tartma. Toplumdan ve devletten, hukuktan ve adetlerden önce, Allah'tan, öte dünya hesabından çekinme... Sürekli olarak böylesine bir fizikötesi dünyada yaşamak. Faniliği, ebedilik çizgileri içinde yorumlamak ve değerlendirmek…
Hesap verme korkusu ve şuuru, âhiret hayatına aday bir hayatı donanım yükümlülüğü bilinci, alınyazısının iradeyi kırmadan hükmünü yürütüşünü ilâhî kaynaktan alışını idrâki, iyi ve kötünün bütün nisbîliklerin ötesinde bir temele ve köke bağlı oluşunu unutmayış, insan şahsiyetine, Müslüman şahsiyetine, benim şahsiyetime ölümsüz damgasını vuracaktır.