• İslâm insanı, İslam’a bir çağrıştır. Hem kendisini hem başkasını, sürekli olarak, mutlak’ın, insan şahsiyetinde, toplumda, tarihte ve tabiatta, zamanda ve mekânda yansıması demek olan İslâm’a çağıracaktır İSLÂM İNSANI. Tek kişiyi çağıracak, toplumu çağıracak, tarihi çağıracaktır. Zamanı çağıracak, mekânı çağıracaktır.
Evet, İslâm insanı, derin ve köklü metafiziğiyle bir şahsiyet olduğu kadar, tarih bilinci ve toplum dokusuna yüreğiyle bağlılığıyla en sosyal bir insan prototipidir. İslâm insanının anonimliği bilinçsizlik anonimliği değil, bilinçlerin aynı yöne dönmesi ve aynı yönde derlenip toplanmasından doğan bir anonimliktir. Öte yandan da bir erdem anonimliği söz konusudur İslâm’ın insan ideasında. Kendini toplumda hakikat ideasına adama anonimliği…
İnşa edebilmek için de her şeyden önce her alanda inşa edicileri, ibda edicileri yetiştirmeyi, namaz gibi, oruç gibi kutsal bir borç bilmek zorundadır diriliş eri. (Sayfa 32)
Cihadı, sadece savaşta, cephede silahla çarpışmak biçiminde yorumlama gibi dar ve sınırlı anlayışa saplanmamalı. Kültür ve medeniyet savaşını da öncelikle borç olan savaşa katmalı…
Medeniyetimizin, çağımızda, bir tekniği, bir sanat ve estetik ifadesi, bir düşünce dinamiği, bir bilim ağı olmalı, ki Batı uygarlığıyla savaşabilelim ve benliğimizi koruyabilelim.
Diriliş, bu anlamda Peygamberimizin bütün sünnetlerini ihya amacını gütmektedir. Çünkü: Peygamber, inanmayanların karşısına hem söz ve düşünce hem ahlâk hem Allah'a tapınma hem de silâh ve Müslüman şairlerin şiirleriyle çıkmıştı.
Bizim de aynı yolu izlememiz gerekmektedir.
Peygamber, çağı içinde, bütün düşmanların çağdaş güçlerini dengeleyecek manevî ve maddî silâhla Müslümanları donatmıştı. Biz de aynı yolu izleyerek çağ İçinde maddî ve manevî bütün cephelerde temelden kuruluşlarımızı gerçekleştirmek suretiyle varolmak ve ölüm kalım savaşımıza girişmek durumundayız. Müslüman olmak demek bunun şuurunda olmak demektir.