"Sanırım artık sana Oliver demem gerek," dedim yüzüne bakıp ismini sahiden denemeye çalışarak.
"İstersen senin için Joe olurum."
Daha fazla dayanamadım. Uzanıp bunca sıkıntıya neden olan yüzüne dokundum, çenesini avuçlarımın arasına aldım. Ardından parmaklarımı bütün parçalarında tek tek gezdirdim. Elmacık kemikleri, burun köprüsü, alın... Artık hepsi doğru düzgün bir araya gelmişti, bir yapbozu bitirmek gibi tatmin ediciydi.