Aurora

Aurora
@misspurposeless
Kitap okuyorum, bir şeyler yazıyorum, oyun oynuyorum ve şarkı dinliyorum.
Joe muydu yani? O gece yaya geçidindeki? "Donup kaldığımı gördün... Sonra da beni kurtarmak için caddeye mi atladın?" "Şey, evet. Neredeyse ölecektin." "Ama sen de ölebilirdin!" "O an artıları eksileri pek düşünmedim." "Beni kurtardın ha?" "Son anda. Çok hızlı hareket ediyorduk, kaldırımdaki bir çıkıntıya takıldık. Ama ben senin altında kalarak düşüşünü yavaşlattım."
Sayfa 352·Kitabı okudu
Reklam
"Sadie," dedi Joe. "Sen daha ilk gün gözüme ilişmiştin. Tuvallerini çatıya taşıdığım o gün." "Onun için teşekkürler bu arada." "Ama ne zaman ki marketteki o Smokey Robinson taklidini gördüm," diye devam etti Joe. Dudakları benimkine o kadar yakındı ki kendimden geçmiştim. "İşte o zaman her şey ciddiye bindi." Bunu duyunca transtan çıktım. Nasıl yani? "Ne?" Joe başıyla onayladı. "O sen miydin? Bana o ucuz şarabı alan?" "Bana on sekiz papel borçlusun. Artı vergisi." "Neden söylemedin peki?" "Neden söyleme gereği duyacaktım ki?"
Sayfa 351·Kitabı okudu
Kirli sakalının zımpara gibi avucuma sürttüğünü hissettim. Elimi boynuna doğru götürüp köprücük kemiğinin üzerine koydum. "Yani... ben senin benim kalbimi kırdığını düşünürken, aslında ben de seninkini kırmışım." Başıyla onaylarken aramızdaki mesafeyi kapadı. "Senin hoşlandığın adam... beni uğruna terk ettiğin adam. Kıskançlığımdan uyuyamadığım adam..." "O sendin." "Bendim." "Bir teselli olacaksa," dedim, "ikinizi de çok sevdim." "Hem de ne teselli," derken gözleri hâlâ her şeyi idrak edememiş gibi yüzümde dolaşıyordu.
Sayfa 350·Kitabı okudu
"Sanırım artık sana Oliver demem gerek," dedim yüzüne bakıp ismini sahiden denemeye çalışarak. "İstersen senin için Joe olurum." Daha fazla dayanamadım. Uzanıp bunca sıkıntıya neden olan yüzüne dokundum, çenesini avuçlarımın arasına aldım. Ardından parmaklarımı bütün parçalarında tek tek gezdirdim. Elmacık kemikleri, burun köprüsü, alın... Artık hepsi doğru düzgün bir araya gelmişti, bir yapbozu bitirmek gibi tatmin ediciydi.
Sayfa 350·Kitabı okudu
Daha önce hiç bu kadar şaşırmamışım gibi hissediyordum. "Sen mi yaptın bunu?" "Tanrım, hayır. Terziye götürdüm." "Ama..." olan biteni tam olarak idrak edemiyordum. "Onu kurtardın." "Evet," dedi Lucinda daha yumuşak bir sesle. "Neden?" diye sordum. "Çünkü o elbise annenindi." Bunu duyunca gözlerim yaşlarla doldu. "Ben sana bunu söylememiştim." "Söylemene gerek yoktu ki."
Sayfa 265·Kitabı okudu
Reklam