Aurora

Aurora
@misspurposeless
Kitap okuyorum, bir şeyler yazıyorum, oyun oynuyorum ve şarkı dinliyorum.
Yıllardır pek çok modelle çalışmıştım, bu kadar sinir bozucu bir şey değildi. Ama bu seferki farklıydı. Modeller genelde odanın karşısında olurdu, hemen dibimde değil. Ayrıca onlara asla dokunmazdım, sadece bakardım. Üstelik hiçbiri öptüğüm insanlar değildi. Ya da bağırıp çağırdığım. Ya da birlikte linguine yediğim. Ya da Vespa'sına bindiğim. Ya da anneme anlattığım. Ya da karşısında ağladığım. Hep yabancı olurlardı. İşte Joe'nun bir yabancı olmadığını o zaman anladım. Benim için tam olarak ne olduğunu bilmiyordum ama yabancı değildi. Az sonra gerçekleşecek bütün o dokunuşlar... yalnızca bir sanat projesi olamazdı. Yalnızca şekillerden, dokulardan ya da tonlardan ibaret olamazdı. Duygular da işin içindeydi. Onlardan nasıl kurtulacağımı bilmiyordum. Kurtulmak da istemiyordum. Hem dürüst olmak gerekirse o duyguların resmi daha iyi kılacağına dair bir düşüncem de vardı. Becerebilirsem.
Sayfa 247·Kitabı okudu
Reklam
"Bunu yapmak zorun..." diye başladım. Ama Joe tam o sırada, "Öpüşmemiz," dedi. Öpüşmemiz mi? "Değil mi?" diye devam etti. "Öpüşmemiz olmalı. Sen sadece bana yardım etmeye çalışıyordun ama ben olayı bambaşka bir şeye çevirdim. Bunun için bir bahanem yok. Sanırım... şaşkınlıktandı. Uzun zamandır da kimseyi öpmemiştim. Bir de tabii tatlı bir intikam da karışmıştı. Ama daha çok sadece... inanılmaz güzel olmasındandı." Gerçekten mi? Buna kızdığımı mı düşünüyordu? Baş döndürücü bir öpücüğe? Kim öyle baş döndürücü bir öpücüğe kızardı ki?!
Sayfa 238·Kitabı okudu
Birkaç dakika sonra pat diye bir ses duydum. Müzik kesilir kesilmez benim karanlık köşem daha da karardı sanki. Sonra şaşkın kalabalığın uğultusunu duydum, ardından da Joe'nun sesi geldi. "Elektrik kesintisi, millet. Sanırım parti bitti." Aman Tanrım! O benim kahramanımdı. İnsanların gittiğini bilmek bile bedenimdeki stresi azalttı. Joe geri döndüğünde doğrulmuş, tuğla duvara yaslanmış, nefes alıyordum. Profesyonel gibi. "Sen az önce şalteri indirip elektrik kesilmiş gibi mi yaptın?" diye sordum. "Evet," dedi Joe. "Sonra da herkes eve mi gitti?" diye sordum. "Aynen." "Sonra da beni kontrol etmeye geldin." Joe gördüğün gibi dercesine omuzlarını silkti. "O karanlığın beni daha beter edeceğinden endişelenmedin mi?" "Yoo," dedi Joe. "Ay var."
Sayfa 174·Kitabı okudu
Dışarı çıktığımızda Dr. Addison, "Sana bir şey soracağım," dedi. "Neymiş?" diye sordum. Kapıyı kilitleme işini bitirdikten sonra bana döndü. "Bir ara benimle randevuya çıkar mısın?"
Sayfa 121·Kitabı okudu
Işık yandı ve etrafımızdaki kalabalık caddeye doğru hareketlendi. Ben de onlarla birlikte yürümeye başlamışken paketin içindekilere baktım ve bir demet beyaz papatya gördüm. Onu yanımda zannederek döndüm ama yoktu. Arkama baktığımda hala kaldırımda dikilerek telefonuna baktığını gördüm. Belki mesaj falan atmak için durmuştu. "Hey!" diye seslendim caddenin ortasından. "Çiçeklerini unutmuşsun!" Başını kaldırdı, sonra iki yana salladı. "Onlar senin."
Sayfa 22·Kitabı okudu
Reklam