Kitabın konusu: Vurulan Yaralasar içinden katil Yankı'ya karşı takıntılı olduğu için ajanların gelmesiyle onu kaçırır. O geceden sonra herkesin hayatı onarılması zor yaralarla devam etmeye başlar.
Kafayı yiyeceğim. Cidden kitap hakkında söylemek istediğim o kadar çok şey var ki ve hepsi de bana kafayı yedirten şeyler. Bu kitap da bitti ama seri hakkında hala sevip sevmediğime dair net bir şey söyleyemiyorum. Tek iyi yanı akıcı olması, bütün uzun paragraflara rağmen okuması kolay geliyor. Kitapta ana karakterlerden daha çok yan karakterleri sevdiğimi de söylemeliyim. Bu kitapta çok fazla tekrara düşmüştü yazar. Özellikle de Yankı'nın geçmişi konusunda, sürekli Yankı'nın geçmişini dinledik. Bazen aşırı saçma davranıp bazen de acıların çocuğu gibi davranıyordu. Ve bu kitapta olaydan ziyade daha çok insanların hikayelerini ve Yankı-Alaz çatışmasını okuduk. +15 bir kitap.
Şimdi spoiler olabilecek yorumuma gelirsek bu kısım biraz uzun olabilir çünkü ben Yankı'yı okurken her zamanki gibi kafayı yedim. En sondan başlamak istiyorum. Katilin yanında Alaz'a karşı gelmek ve onu vurmak neden? İntikam alacağım, ihanet edeceğim, diyorsun da bunları neden yaptığını hala bir mantığa oturamadım. Birincisi geçen kitapta seni seçmediği için kızmış gibiydin Yankıcım ama sonra kızmadım ben de onun yerinde olsam, aynı şeyi yapardım dedin. Sonra neden peşinden gelmediğine kızdığını söyledin, adam sana mantıklı açıklamasını yaptı ve sen hala adama diyorsun ki yine de peşimden gelmeni beklerdim. YA ADAM SANA DİYOR Kİ PEŞİNDEN GELSEM ÖLEBİLİRDİN. ADAMA HALA DİYORSUN Kİ PEŞİMDEN GELSEYDİN. Yemin ediyorum ya bu kızın anlama kıtlığı var ya da ben çok mantıklı düşünüyorum. Neyse, sakin olacağım. Bu da yetmiyor, tamam adamdan ayrılıyorsun falan filan. İlla bi adama ihanet etme ihtiyacı? Yani