Aurora

Aurora
@misspurposeless
Kitap okuyorum, bir şeyler yazıyorum, oyun oynuyorum ve şarkı dinliyorum.
Kaşları şaşkınlıkla kalkıyor. "Ne var?" "Güldüğünü ilk defa duydum." "Bu doğru değil." "Alay etmeden güldüğünü." "Ah. Doğru." Dudakları kıvrılıyor. Onu gülümsetmek hoşuma gidiyor. O gamzeyi görmek de.
Sayfa 359·Kitabı okudu
Reklam
"Hayır. Sadece rol yapıyordum. O sırada Bakır'dan Jordan'ı hayal ediyordum." Bir hırıltı çıkarıyor. Asabi bir usanmışlık hırıltısı. Ama yerini çabucak kibirli bir dudak bükme alıyor. "Artık onunla görüşemeyecek olman çok yazık." Gözlerimi kısıyorum. "Yoksa duymadın mı? Jordan'a bir son dakika ataması yapıldı. Kırmızı Karakol'a gitti. Kim bilir ne zaman geri gelir. Oradaki görevi aylar sürebilir. Hatta yıllar." Ağzım açık kalıyor. "Onu buradan uzaklaştırdın mı?" "Evet." "Neden?" "Çünkü bu sabah sana dokundu." Böyle erkekleri çekici bulmamalıyım. Sahiplenici. Ukala. Acımasız. Ama kıskançlığını tetiklemem heyecanlanmama yol açıyor. "Demek kıskandın," diyorum. "Evet. Bu keyif aldığım bir duygu değil." "Üzgünüm." "Hayır, değilsin." "Haklısın. Değilim."
Sayfa 344·Kitabı okudu
"Hıı hı. Bir mitoloji dersinde cadıları, kurt adamları, doğaüstü yaratıkları falan öğreniyorduk. Öğretmenimiz ışık saçan sarı gözlü bir kadının dehşet verici bir resmini tahtaya yansıttı. Kadın savunmasız bir adama büyü yapıyordu. O günden sonra sınıfa her girdiğimde Oden ile iğrenç arkadaşları bana Cadı! diye bağırmaya başladılar." Geçmişi hatırladıkça homurdanıyorum. "İlk başlarda buna epey bozuldum. Kontrolümde olmayan bir şey nedeniyle bana niye o kadar sataştıklarını anlamadım. Ama sonra" -omuz silkiyorum- "en yakın arkadaşım Tana beni duruma benimsemeye teşvik etti. Cadıların toplumsal beklentilere uymayan, güçlü, bağımsız kadınlar olduklarını söyledi. Ben de Oden bir dahaki sefere bana Cadı diye bağırdığında..." "Onu bir güzel patakladın." Ağzım açık kalıyor. Boğazım bir kahkaha ile gıdıklanıyor. "Nereden bildin?" Parmakları çene hattım boyunca kayarak arkalarında zevk karıncalanmaları bırakıyor. "Çünkü bana kalırsa on iki yaşındayken bile hafife alınmaması gereken biriydin, Güvercin."
Sayfa 338·Kitabı okudu
"Kadınlar karşısında böyle değilimdir," diye mırıldanıyor. "Onların peşinde koşmam. Kimseye yalvarmam." İnliyor. "Ama sen... Duvarlarını yıkmak istememe sebep oluyorsun."
Sayfa 317·Kitabı okudu
Bembeyaz kesilen Betima donakalıyor. Söyledikleri ansızın kafamda vızıldıyor. Birinin öldüğünü hissetmenin ne kadar berbat bir şey olduğunu bilmiyordum. Birinin öldüğünü hissetmek. "Empat," diyerek aklımdan geçeni seslendiriyor Roe. "Tahminim bu yönde." Daha bütün bu olup bitenlerin dudak uçuklatıcı çıkarımlarını idrak edemeden, parmağının tetikte gerildiğini fark ediyorum. "Sen aklını kaçırmışsın," diyor Betima sesi titreyerek. "Hayır. Damarlarını gördüm. Yüzünü de. Cotter'ın hissettiklerini hissettin. Ölmesini hissettin. O yüzden kustun." "Hayır, kustum çünkü ortaklarımızdan birinin kazığa girip..." "Artık o kahrolası çeneni bir zahmet kapatır mısın?" Roe'nun tetiği çekmesiyle etrafımdaki dünya tuzla buz oluyor.
Sayfa 247·Kitabı okudu