Kitabın konusu: Amarantha'nın zulmünden kurtulan bütün peri halkı barış içindedir ancak Feyre, Bahar Sarayı'nda kilitli kalmayı istememektir. Bahar Sarayı Lordu Tamlin ise tam tersini düşünüp onu daha çok sarayda kalması için ikna etmeye çalışır. Tam düğünlerinin olacağı gün Feyre hiç istemeyerek düğüne doğru gider, o sırada ortaya çıkan Gece Sarayı Lordu ise yaptıkları pazarlıktan bahsedip Feyre'yi düğününden kaçırır.
Kitap cidden fantasy olarak çok iyiydi. Özellikle son kısımlarda ortaya çıkan entrikaları daha çok sevdiğimi söyleyebilirim. Rhysand'a bayıldım. Feyre de ilk kitaba göre daha olgun ve akıllı kararlar verdi. Bunun dışında cidden diğer karakterleri de çok sevdim. Azriel favorim sanırım. Cassian, Mor ve Amren de çok iyiydi. Ayrıca umarım bundan sonra Nesta ve Elain'i de daha fazla görürüz. Tamlin... Lord olunca bozuldu resmen çocuk. Ayarlarıyla oynadılar sanki. Ayrıca kitabın çevirisi de berbattı. İngilizcem olsa orjinalini alır okurdum yani. Bazı yerler eksik çevrilmişti, bazı yerler çok saçma çevrilmişti. Hoppala, diyen karakter vardı. Kafayı yersin resmen. Son olarak kitap +18'di.
Spoi olabilecek yorumuma gelirsek kitaba 9 ve 10 vermek arasında çok gidip geldim. Sonra dedim ki fantasy artık ayrı bir tür ve bu kitap da o türde, o yüzden on vermek daha mantıklı geldi. Bunların dışında cidden Rhysand ve Feyre'nin yaşadığı aşka bayıldım. İyi ki Tamlin'e bel bağlamamışım diyorum, inanılmaz gıcık oldum. Artı bu kitapta Lucien de gıcık etti beni. Bahar Sarayı hiç sarmadı kısacası. Bunların dışında yan karakterlerin aşkını da görmeyi isterim çünkü çok merak ediyorum. Ve bu nasıl sondu ya... Bir yanım üzüldü, diğer yanım iyi mi oldu acaba, diye düşündü. Üçüncü kitabı da en kısa sürede okumayı düşünüyorum.
Kısacası seri güzel ilerliyor, kitabı da sevdim.