Kitabın konusu: Nişanlısının ölümü sonucunda uzun bir yas sürecinde olan Sloan mezarlıktan dönerken bir köpek karşısına çıkar ve bir şekilde arabasının içine kadar girer. Köpeğin sahibini aramaya koyulur ama sahibinden ne bir haber vardır ne de Sloan bu sahibin hayatını değiştireceğini biliyordur.
Kitabı ortalama buldum. Öncelikle şöyle başlamak istiyorum slow burn tarzı kitaplar seviyorsanız bence bu kitaptan kaçın. 200. sayfada her şey mutlu mutlu ilerlerken bir anda okumanız gereken 200 sayfa daha olduğunu fark edince bir imdat çığlıkları gelmiyor değil açıkçası. Karakterleri sevdim, sadece bazı yerlerde yanlış kararlar verdiklerini düşünüyorum. Artı kitapta bir ayrılma bir barışma tarzı şeyler olunca boşu boşuna uzatılmış gibi hissettiriyor bana. Buna rağmen yine de akıcıydı neyseki. Asla kötü değildi, sadece bana hitap etmedi diyebilirim. Artı olarak çevirisi de çok kötüydü, bazı yanlışlar vardı. Bazı yerler çok saçma çevrilmişti. Ben tek kitap diye almıştım ama bir serinin de ikinci kitabıymış, neyseki bağımsız okunabiliyordu. +18 bir kitap olduğunu da belirteyim.
Spoiler olabilecek yorumuma gelirsek bazı yerlerde Sloan'ın bazı yerlerde de Jason'ın saçmaladığını düşünüyorum. Turne konusunda Sloancığım turneye kadar görüşeceğiz sonrasında şimdilik bir veda koyacağız araya diyorsun, yani ayrılacağını açıkça belirtiyorsun, ertesi gün Jason'ın bir kadınla öpüşme fotoğrafı çıkınca adama sormadan etmeden çemkirmeye başlıyorsun. E bu adamdan ayrılacaksan adam başka biriyle de görüşüyor diye -ki görüşmüyor- kızmanın bir manası yok ki. Eğlenmelik biri gibi görüyorsun adamı. Ayrıca orada adamın suçu da yok çünkü kadın Jason'ın dudağına yapışıyor. Zaten tartışmanın üstüne bir de 2 hafta sonra aranızdan çekileyim, ne yaparsanız yapın, diyorsun? Evet, Lola'dan bahsetmemek