Kitabın konusu: Lia baleden çıktığında bir gün hiç denk gelmemesi gereken bir olaya denk gelir. Orada karşılaştığı Adrian, hayatını tamamen değiştirecektir.
Dark romance çok sevmeyen biri olarak bu kitabı sevdiğimi söyleyebilirim. Özellikle sadece aşktan yana bir sürü olay olması ve kaçan kovalanır tarzı bir ilişkinin yaşanması beni daha çok içine çekti. Ayrıca Adrian'ın bütün duygusuzluğuna rağmen ince düşünceleri ve kitabın akıcılığı beni daha çok kendine çekti. Lia'yı sevdim mi bilmiyorum. Adrian'a da aşırı bayılmadım ama okuduğum dark romance kitaplarından sevdiğim bir karakter olduğunu söyleyebilirim. Kitabı ve olayları ilk kitaptan sonra daha iyi anladığımı söyleyebilirim. +18 bir kitap.
Spoi olabilecek yorumuma gelirsek cidden +18 kısım biraz fazlaydı. Yani en azından bana fazla geldi, bazı yerlerde sıkıcı olmaya başladı. Bunun dışında Lia cidden biraz mal hissettirdi. Adamla zaten onu birini öldürürken tanışmışsın, tekrardan birini öldürdüğünü gördüğünde, bana katil ellerinle dokunmanı istemiyorum ne demek ya? Hocam sizin çocuğunuz oldu, alo? Zaten yeterince dokundu sana yani. Artı sürekli kaçma düşüncesi beni deli etti. Adam sana diyor ki bu evden gidersen ya ölürsün ya tecavüze uğrarsın. Çocuğunu alıp kaçmaya çalışıyorsun sonra da beni hiç sevmedin Adrian. Ay, çocuk belki seni sevmeye çalıştı ama sen onu sürekli baltaladığın için sevmemiş olabilir mi? Yine sinirlendim. Asla Adrian'a hak vermiyorum bu arada. O da tamamen kendi amaçları doğrultusunda Lia'yı kullandı ama bu süreçte de değer verdiğinin farkına vardı zaten. Değer vermese bu kadar ilgili bir insan olabilir mi, hayır olamaz. Artı Lia'nın görmediği şeyler de yaptı onun için. Kısacası bu ikili birbirini seviyor ama ikisi de kendisine itiraf edemiyor. Tekrardan söylüyorum ben böyle minik şeylere