«Üyelerinden her birinin canını, malını bütün ortak güçle savunup koruyan öyle bir toplum biçimi bulmalı ki, orada her insan hem herkesle birleştiği halde yine kendi buyruğunda kalsın, hem de eskisi kadar özgür olsun»
İşte, toplum sözleşmesinin çözüm yolunu bulduğu ana sorun budur.
Denecek ki, zorba, uyruklanna toplum içinde dirlik
sağlıyor. Diyelim ki, öyledir: Ama, zorbanın şan şeref
hırsının başlarına bela ettiği savaşlar, doymazlığı ve bakanlarının
kırıcılığı, uyrukları kendi aralarındaki anlaşmazlıklardan
daha büyük üzüntülere sokarsa, bu dirlikten
ne kazançları olur ki? Hele, bu dirlik onların yoksullaşmasına
yol açarsa ne kazanmış olurlar bundan?
İnsan özgür doğar, oysa her yerde zincire vurulmuştur. Falan kimse kendini başkalarının efendisi sanır ama, böyle sanması, onlardan daha da köle olmasına engel değildir.