Modern entellektüel kendini tamamiyle farklı bir durumda bulmaktadır. İster bir propagandist, ister bir Saray soytarısı olarak hizmetini budala zenginlere satmaya razı olduğu sürece, modern entellektüelin yağlı bir kuyruk bulması, bol gelir sağlaması hiç de zor değildir.
Modern insanların çoğunun tanrısı biraz müphemdir ve bozularak ya Hayat Gücü ya da «doğruluğun yardımcısı olan kudret» halini almak eğilimindedir.
Hattâ mü’minler bile; dinin, inandıklarını ikrar ettikleri öbür dünyadaki etkilerinden çok, bu dünyadaki etkileriyle ilgilenmektedirler; onlar, bu dünyanın Tanrının izzeti için yaratıldığından da pek o kadar emin değildirler, hatta Tanrının bu dünyanın ıslahı için yararlı bir varsayım olduğu hususundaki inançları daha güçlüdür. Onlar, Tanrıyı bu dünyevî hayatın ihtiyaçlarının giderilmesine memur ederek, imanlarının gerçekliğine gölge düşürmektedirler.
Dünya, kendine bir çeki düzen vermeye son derece hevesli, ama durmadan ona içki ikram eden nazik dostlarla çevrili ve bu yüzden her seferinde yine kendini kapıp koyuveren bir ayyaş durumundadır.
Bu örnekteki nazik dostlar, dünyanın bahtsız eğilimini sömürerek para kazanan adamlardır ve dünyanın kendine çeki düzen vermesi için atılacak ilk adım, bu dostlardan yakayı kurtarmak olmalıdır.