Tenha çöllerde Türklerin harbini görmeyenler Türklerin kahraman olduğunu nasıl anlayabilir? Irak, Çanakkale, Kafkasya, Galiçya ve Romanya cephelerinde her mevsime, her düşmana ve her iklime karşı harp eden bu cesur adamlar Herkül'ün on iki imtihanını verdiler.
Türk, harbde kullanılmış, kıymetlendirilmiş, destanlaştınlmış, sulhte ise bırakılmıştır. "En iyi çelikten yapılan, demiri et gibi kesen bu kılıç, sulh kılıfının içinde paslandırılmış, tekrar fırsat çıktığı zaman kanda yıkanmış ve ateşte parlatılmıştır." Şöyle bağıranlar:
-Altın değer ormanlanmız işlemiyor.
-Paha biçilmez madenIerimiz toprak altında yatıyor.
-Dünya değer mahsullerimiz tekniksizlikten ölüyor.
Haksızsınız: Biz, ormanlarımızı, madenlerimizi, mahsullerimizi ve sanayimizi değil, biz Türk'ümüzü işletmiyoruz.
Bir İngiliz ordusunun Gazze'ye geldiği gibi, Kanal'a tren içinde gitmemiştik. Biz geçtiğimiz zamanlar, Sina çölü, Peygamber Musa'nın geçtiği zaman kadar ıssız, boş, kuru ve çoraktı. Fakat biz, Allah ile konuşup kudret helvasına ağız açmadık. Biz Filistin sonlarından Kanal'a doğru, bütün çölde Türk kudretinin yumruğu ile taşı toprağı ve kumu dövdük; her tarafı elektrik, makine, su bahçe ve kasabalarla donattık.