Sonra büyük tutkuların ölüme rağmen sürebildiğini öğrendiler ve
bugün böceklerin insandan çaldıkları sefalet cennetini günün birinde
böceklerin elinden alacak olan başka hayvan türleri ortaya çıktıktan
çok sonraları bile birer hayalet olarak da birbirlerini
sevmeyi sürdüreceklerini anlayınca çok mutlu oldular.
Yol boyunca attığı
kartlarda, kompartımanın penceresinden bir an görünüp kaybolan
görüntüleri anlatıyordu. Çabucak unutulan uzun bir şiiri yırtıp
unutulmanın boşluğuna savuruyor gibiydi.
Katalonyalı, o eşsiz
gerçekdışı duygusunu yitirdi ve çocuklara yazdığı mektuplarda
hepsinin Macondo'dan ayrılmalarını, dünyaya ve insan yüreğine
ilişkin bütün öğretilerini unutmalarını, Horace'ın tepesine sıçmalarını,
nerede olurlarsa olsunlar geçmişin bir yalan olduğunu, anıların dönüşü
bulunmadığını, geçip giden hiçbir baharın yeniden elegeçirilemeyeceğini,
aşkların en çılgınca ve en vazgeçilmez olanının ömrün sonundaki bir anlık
gerçek olduğunu akıllarından çıkarmamalarını öğütlemeye başladı.
Oysa şimdi o delidolu gençlik günlerinin anısı bile onu heyecanlandırmaz olmuştu. Giriştiği son alemin yarısında dağarcığındaki şehveti de
tüketmiş, yarı yolda soluksuz kalmıştı. Neyse ki, bütün bunları yüreğinde burkulma ya da pişmanlık duymadan hatırlayabilmek erdemine sahipti.