Bu kişisel sorunlar bazen Selmân’ınki gibi tamamen maddî, bazen de Temîm kabilesinden Hanzele’ninki gibi manevî oluyordu. Hanzele ilk önce durumunu Ebû Bekir’e açmış; fakat Ebû Bekir bu soruna daha yetkili birinin, yani Peygamber (s.a.v)’in çözüm getirebileceğini hissetmişti. Adamın yüzü acıyla doluydu.
Peygamber (s.a.v) sorunun ne olduğunu sorduğunda “Ey
Allah’ın Rasûlü, Hanzele ikiyüzlü bir adam” dedi. Peygamber (s.a.v) bununla neyi kasdettiğini sorduğunda şöyle dedi: “Ey Allah’ın Rasûlü! Biz senin yanında iken sen bize Cennet ve Cehennemi anlatıyorsun. Biz de onları görür gibi oluyoruz.
Fakat senden ayrıldığımız zaman hanımlarımız, çocuklarımız ve mallarımız bizi kendilerine çekiyor ve biz senin söylediklerini unutuyoruz”. Peygamber (s.a.v)’in cevabı bu ideallere ulaşmak için gösterilen çabanın, günlük hayatın normal akışını durdurmaksızın sürmesi gerektiğini vurguluyordu: “Nefsimi kudret elinde tutana andolsun ki,” dedi, “Eğer siz sürekli benim yanımda iken veya Allah’ı hatırladığınız zaman içinde bulunduğunuz hal üzere olsaydınız, şüphesiz melekler sizinle musâfaha ederler ve sizi evlerinizde ziyaret ederlerdi.”
Sayfa 298 - İz Yayıncılık, İstanbul 1994, 3. Baskı