Kur'an'da birden fazla kadınla evlenme şeklinde bir emir yoktur. Söz konusu olan, gerçekleşmesi hemen hemen imkânsız şartlara bağlanmış bir müsadedir. İnsanlığın hangi devrinde, hangi toplumunda, hangi şartlar altında uygulanacağına kamu otoritesi karar verecektir.
Geleneksel fıkhın yozlaştırıcıları, önce boşama hakkını bir oyunla erkeğin tekeline vermiş, daha sonra da bu hakkı ağızdan çıkacak iki kelimelik bir cümle ile derhal kullanılabilir hale getirerek açık bir biçimde kadına zulüm işletmeciliği kurmuşlardır.
Kadın, giysi bakımından da koku bakımından da erkekten temizdir. Onun artığı, normal halinde de âdet görmüş halinde de temizdir. Sonraki devirlerin kadın karşıtı zihniyetleri, ruhsatı yasağa çevirmiş ve hayızlı kadına, bir dizi yasak koymuştur. Daha kötüsü, bu yasakları aynen lohusa kadın için de geçerli kılmışlardır.
Kur'an okumak namaz kılmaktan üstün bir ibadettir. Ayette, Allah'ın zikrinin, yani Kur'an'ın (bu demektir ki, onu bir biçimde okumanın) bütün ibadetlerden, o arada salâttan üstün olduğu söyleniyor. Kur'an oku emri, namaz kıl emrinden önce gelmiştir. Kur'an'ın en esaslı emri okumak, en ibadeti ise Kur'an okumaktır.