Kitabı gerek kapağı ve isminden gerekte fantastik olarak geçtiğinden fantastik sanarak bundan 3 sene önce okumaya başlamıştım. Gerçekten büyük bir beklentiyle başlamıştım ve son 100 sayfasına kadar elbet bir yerde fantastik olacağına inanmıştım, en sonunda sıkılıp yarım bırakmıştım. Geçen aylarda tekrardan elime alıp bitirmeye çalıştım, zar zor bitirip 2.kitaba başladım ama onuda başladığım gibi yarım bıraktım, en yakın zamanda satıp kurtulmayı düşünüyorum.
Zirakov adlı ülkenin prensesi olan Kitana düşman krallığa annesi tarafından halıya sarılı bir şekilde casus olarak gönderiliyor ama yanlışlıkla çapkın prensimizin odası yerine veliaht prensin odasına giriyor. Sonrasıda kızımızın entrikalı aşk hikayesi. Kitap hakkında anlatabileceğim şeyler bu kadar. Çünkü kitap boyunca cesur ve zeki diye önümüze koyulan karakterin kraliyetlerde geçen bir kitapta bir kere krallığı yönettiğini görmüyoruz ki kendisi krallığının varisi, yazarımız romantik kısmını biraz fazla ciddiye almış galiba, ki onuda becerememiş. Kitana ve Vincent ne ara birbirine o kadar bağlandı anlayamadım, aralarındaki aşk o kadar hızlı gelişti ki. Ayrıca Vincent’in kardeşleriyle arasında yaşanan taht savaşlarınıda doğru düzgün okuyamadık. Diyaloglar çok basitti. Karakterler tektipti, kitabın sonunda hissettiğim tek duygu seneler sonra bitirebilmemin verdiği sevinçti. Aklımda kalan tek betimlemelerde saçmasapan elbise betimlemeleri, o elbiselerden bende istemiyorum değil hepside Kitana’nın belini incecik gösteriyor.
Kısacası şişirilmiş bir kitap olduğunu düşünüyorum, zaman ve para kaybı.