İnsanlara, kendi yöneticilerini kendilerinin seçebilecekleri söylenerek sandık başına çağrıldıklarında onlarda siyasal yönetsel süreçlere katıldıkları sanısı yaratılır. Ama aslında onlar yalnızca kendilerine sunulan seçenekler arasından seçim yapmışlardır.
"Ona hakikaten dargın değildim; asla kızmıyordum. Sadece müteessirdim. "Bunun böyle olmaması lazımdı" diyordum. Demek ki beni bir türlü sevemiyordu. Hakkı vardı. Beni hayatımda hiç, hiç kimse sevmemişti."
"Mustafa Kemal yaverini çağırdı, cephane sandıkları getirtti. ' Bu sandıklar çok mühimdir, savaşta onlarla cephane taşımıştık, şimdi o savaş bitti, kültür sanat savaşımız başladı, bu yeni savaşımızın cephanesi kitaplardır' dedi!"