Melike

- Bırakın da hiç değilse rahat ölsün! - diye bağırdı kalabalığa. - Ve gidin kendinize başka bir eğlence bulun! Üstelik de ağızlarında birer sigara! Öhhö-öhhö-öhhö ! Bari zahmet edip şapkalarınızı da çıkarmayaydınız! Aha, şapkasıyla gelen de var... Defol bakayım! Hiç değilse ölüye saygı göstermeyi öğrenin!
Sayfa 222
Reklam
Havadan, çabucak zengin olmak... Çalışıp çabalamadan!... Bir kez hazır yemeye, başkasının emeğine yaslanıp asalak geçinmeye alışılmaya görsün, işte böyle saati gelince herkes hünerini göstermeye başlar...
Sayfa 186
Hiçbir eksiği bulunmasın diye bakacak olursak, dünyada kaç tane iyi insan kalır dersin ? Bu açıdan bakacak olursak, bütün işkembemle birlikte benim için verseler verseler bir baş pişmiş soğan verirler; onu da seni de kendime katarsam verirler... - Bu çok az olur senin için, bana göre sen iki baş soğan edersin...
Sayfa 163
Sonunda işte dönemeç! Kendinden gecmişçesine yana saptı; yarı yarıya kurtulmuş sayılırdı artık, bunu çok iyi biliyordu: Burada daha az kuşku uyandırırdı, üstelik çok kalabalık bir sokaktı burası, bir kum taneciği gibi yitip giderdi burada. Ama şu ana kadar çektikleri onu öylesine güçten düşürmüştü ki, adım atarken bile zorlanıyordu. Yüzü gözü ter içinde kalmıştı, boynu sırılsıklamdı. Kanalın oraya vardığında adamın biri laf attı kendisine: "Bu nasıl içmek böyle ahbap!"
Sayfa 104