- Biz sonsuzluğu anlaşılması olanaksız bir düşünce olarak, şöyle kocaman, çok büyük bir şey olarak düşünürüz hep. İyi ama, neden ille de kocaman, çok büyük bir şey ? Oysa bir de bakmışsınız, küçücük köy hamamı gibi bir yerdir. İs içinde, köşeleri örümceklerle dolu ? Düşünebiliyor musunuz ? İşte size sonsuzluk ! Sonsuzluk benim gözüme bazen böyle görünüyor.
- Dinle Razumihin, - dedi Raskolnikov, - Sana bir şey söyleyeceğim: Ben az önce bir ölünün yanındaydım. Bir memur... öldü... Bütün paramı onlara verdim... Ve beni az önce öyle bir yaratık öptü ki, birini öldürmüş olsaydım bile... her neyse, ben orada bir başka yaratık daha gördüm... şapkasında ateş rengi tüyler bulunan... Galiba uzattım... Çok bitkinim, tut beni... Zaten merdivenlere geldik...
- Bırakın da hiç değilse rahat ölsün! - diye bağırdı kalabalığa. - Ve gidin kendinize başka bir eğlence bulun! Üstelik de ağızlarında birer sigara! Öhhö-öhhö-öhhö ! Bari zahmet edip şapkalarınızı da çıkarmayaydınız! Aha, şapkasıyla gelen de var... Defol bakayım! Hiç değilse ölüye saygı göstermeyi öğrenin!
Havadan, çabucak zengin olmak... Çalışıp çabalamadan!... Bir kez hazır yemeye, başkasının emeğine yaslanıp asalak geçinmeye alışılmaya görsün, işte böyle saati gelince herkes hünerini göstermeye başlar...