Melike

Bir davranış fedakarlık olsun, bunu herkes bilsin, duysun diye yapıldı mı, o davranış fedakarlık olmaktan çıkıyor.
Sayfa 46
Reklam
Çocuklar, çocuklarımız...
İşte en canımı sıkan cevap da budur. Bizi hiçbir şeyden anlamaz sanıyorlar. Niçin bize anlatmaya çalışmıyorlar da anlamazsın deyip kestirip atıyorlar ?’’
Biliyor musun, o sıralar durmadan kendime şunu sorardım: Neden böyle aptalım ben ? Madem başkaları aptal ve ben onların aptal olduklarını kesin biliyorum, öyleyse neden onlardan daha akıllı olmak istemiyorum ? Sonra, herkesin akıllı olmasını beklemenin çok uzun süreceğini anladım, Sonya. Bir de bunun hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini... İnsanların değişmeyeceğini, onları değiştirebilecek kimsenin bulunmadığını ve bunun için çaba göstermeye değmeyeceğini ! Ya böyle işte ! Bu bir yasa Sonya, yasa. Akılca ve ruhça kim sağlam ve güçlüyse, insanlara onun buyuracağını biliyorum artık ! Kim daha yürekliyse, haklı olan da odur. Her şeyin içine tükürmekte, aldırmazlıkta en ileri gidenler, yasa koyucu olurlar. Herkesten daha gözü pek olan, herkesten daha haklıdır ! Bugüne kadar böyle gelmiş, bu bundan sonra da böyle gidecek ! Bu gerçeği ayırt edemeyenler kördür !
Sayfa 521
- Biz sonsuzluğu anlaşılması olanaksız bir düşünce olarak, şöyle kocaman, çok büyük bir şey olarak düşünürüz hep. İyi ama, neden ille de kocaman, çok büyük bir şey ? Oysa bir de bakmışsınız, küçücük köy hamamı gibi bir yerdir. İs içinde, köşeleri örümceklerle dolu ? Düşünebiliyor musunuz ? İşte size sonsuzluk ! Sonsuzluk benim gözüme bazen böyle görünüyor.
Sayfa 361
- Dinle Razumihin, - dedi Raskolnikov, - Sana bir şey söyleyeceğim: Ben az önce bir ölünün yanındaydım. Bir memur... öldü... Bütün paramı onlara verdim... Ve beni az önce öyle bir yaratık öptü ki, birini öldürmüş olsaydım bile... her neyse, ben orada bir başka yaratık daha gördüm... şapkasında ateş rengi tüyler bulunan... Galiba uzattım... Çok bitkinim, tut beni... Zaten merdivenlere geldik...
Reklam