Yazarın okuduğum ilk romanıydı. Dili oldukça akıcı ve okunması kolay bir kitaptı. İlk bölümleri okurken beklentim oldukça yükseldi ve hikâyenin beni daha çok içine çekeceğini düşündüm. Ancak ilerleyen sayfalarda bazı noktaların sık sık tekrar edilmesi bir süre sonra okuma zevkimi biraz azalttı. Özellikle yemek yeme, uyku gibi günlük ayrıntıların sürekli vurgulanması hikâyenin temposunu düşürdü ve bu yüzden yer yer sıkıldım.
Ayrıca kardeşinin hikâyesinin anlatıldığı bölümde, tam en merak uyandıran yerde anlatının kesilmesi ve başka detaylara geçilmesi dikkatimi dağıttı. Bu durum heyecanı biraz bölüyor gibi geldi.
Kitapta anlatılan aşkın ise bana göre oldukça ütopik olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden hikâyenin bazı kısımları gerçeklikten biraz uzak hissettirdi.
Kitabın sonu ise hikâyeyi güzel bir şekilde bağlasa da, benim için beklediğim etkiyi tam olarak yaratmadı.