Herkes ölüyordu nasıl olsa; iyisi de kötüsü de, güçlüsü de zayıfı da, hayata dört elle sarılanı da yaşamı aşağılayanı da... Herkes göçüp gidiyordu. Her şey göçüp gidiyordu.
İlk başta o kadar önemsenmeyen bir salgın sonrasında büyük bir felaket haline dönüşür. Çünkü beraberinde toplumsal düzenin altüst oluşu baş gösterir. Bu felaketten kurtulan tek kişi olan profesör smith şanslıdır. Ama bence sevdiklerinin gözünün önünde ölmesini görmek kadar acı verici bir duygu, şanslı olduğu konusunu çeliştirmektedir. Günümüzdeki salgın dönemini çok yönlü bakmama yardımcı oldu. Bu kitabı okurken herhalde en keyif aldığım kısım profesör smith ve torunlarıyla olan samimi ve içten konuşmalarıydı.