Denemeler’i bir roman gibi değil, ara ara durup düşünerek okumak gerekiyor. Her bölüm, insanın kendine dönmesini sağlayan küçük bir ayna gibi. Bitince “çok şey öğrendim”den ziyade, “kendimle biraz daha tanıştım” dedirten bir kitap.
Denemeler, bir öğreti kitabı gibi değil; düşünen, sorgulayan ve kendini olduğu gibi ortaya koyan bir insanın iç sesi gibi okunuyor. Montaigne kusursuz olmaya çalışmıyor, tam tersine insanın çelişkilerini, zayıflıklarını ve kararsızlıklarını kabul ediyor. Bu da kitabı samimi ve zamansız kılıyor.
Yüzyıllar geçmesine rağmen insan hâlâ aynı insan. Korkular, alışkanlıklar, erdem arayışı ve kendini tanıma çabası hiç değişmemiş. Montaigne’in gücü de burada; büyük laflar etmektense basit gerçekleri dürüstçe söylemesinde.
“Bazı kitaplar öğretir, bazıları insanı kendine yaklaştırır; Denemeler ikinci grupta.”