Denemeler’i bir roman gibi değil, ara ara durup düşünerek okumak gerekiyor. Her bölüm, insanın kendine dönmesini sağlayan küçük bir ayna gibi. Bitince “çok şey öğrendim”den ziyade, “kendimle biraz daha tanıştım” dedirten bir kitap.
Denemeler, bir öğreti kitabı gibi değil; düşünen, sorgulayan ve kendini olduğu gibi ortaya koyan bir insanın iç sesi gibi okunuyor. Montaigne kusursuz olmaya çalışmıyor, tam tersine insanın çelişkilerini, zayıflıklarını ve kararsızlıklarını kabul ediyor. Bu da kitabı samimi ve zamansız kılıyor.
Yüzyıllar geçmesine rağmen insan hâlâ aynı insan. Korkular, alışkanlıklar, erdem arayışı ve kendini tanıma çabası hiç değişmemiş. Montaigne’in gücü de burada; büyük laflar etmektense basit gerçekleri dürüstçe söylemesinde.
“Bazı kitaplar öğretir, bazıları insanı kendine yaklaştırır; Denemeler ikinci grupta.”
Ben çok beğendim ve herkese tavsiye ediyorum.
Yazar birçok konuda kendi görüş ve düşüncelerini (kendimizce) tanınmış ve tanınmamış pek çok filozof, şair, komutan ve devlet adamlarının sözleriyle harmanlamış ve güzel bir eser ortaya koymuş. Üzerinde çok durup da düşünmediğimiz fakat okurken "Aaa hakikaten de öyle" diyebileceğimiz çok şeyle karşılaşabiliyoruz bu kitapta. İnsan okuduğu kitaplarda kendinden çok şey bulabiliyor hatta bazen bulmak için kendini zorlayabiliyor. Ben kendi adıma bu kitapta kendimden çok şey bulduğumu düşünüyorum.
Yine de herkes aynı kitaptan aynı karşılığı alamayabiliyor. Umarım beklentinizi karşılar. İyi okumalar.
DenemelerMontaigne · Olympia Yayınları · 201665,6bin okunma
“İnsanın gözü karanlıkta iyi görmez, felsefenin fazlası da zarar verir. Bir dereceye kadar felsefe iyidir; faydalı olduğu dereceyi aşacak kadar derinlere gidersek kötüleşiriz; herkesin inandığı, uyduğu şeyleri küçümseriz; insanlara doğru dürüst konuşmaya, onlar gibi dünyadan zevk almaya düşman oluruz; kimseyi yönetemeyecek, başkalarına da kendimize de faydamızın dokunamayacağı bir hale geliriz; boş yere alaylara konu oluruz. “ Bu alıntı gerçekten beni bu kitapta etkileyen sözlerden yalnızca biri. Montaigne her şeyin farkında olarak neyi ne kadar bahsetmesi gerektiği ve nasıl bahsedilmesi gerektiğini gözler önüne mükemmel bir şekilde sermiş ve okuyucuyu yukarıdaki alıntıya uyarak derinlerde boğmadan kitabı kaleme almış.
Her kitap okurunun kütüphanesine eklemesi gerek kitaplardan biri. Yalın bir dil kullanmasının yanı sıra düşündürücü, öz farkındalığı artıran ve farklı düşünmenize yol açan bir kitap. Güzeldi ben okurken keyif aldım.
"İnsanlar zır deli daha bir tırtılı nasıl yaratacaklarını bilmezken binlerce tanrı yaratmışlar." Montaigne bu cümleden etkilenip denemelerini dünyaya sunmuştur. Bir dizi bir film izlerken bir şarkı dinlerken bir arkadaşla sohbet ederken sözlerini rahatlıkla duyabiliriz. Aslında hepimizin hayatında var. Yaşlisinda gencinde, zengininde fakirinde, yediden yetmise herkese sesleniyor. Ve belki de ailesine arkadaşlarına vatanına bir başkaldırıydi bu kitap." Cimriligi yaratan yoksulluk değil zenginliktir. Kusur korkusyla suç işliyoruz. Bütün umudum kendimde. " Kendi cümlelerinden birtakım göndermeler. Aslında cümlelerinden yola çıkıp kendisine ulasamayiz muhtemelen. Zaten kendisi demiyor mu birazdan değişebilirim. Varlıklı bir ailenin çocuğu olan ve zamanında belediye başkanlığı görevini de yapmış olan Montaigne insanlara; sevgiden, özgürlükten, dayanismadan, mutluluktan bahsediyor. Bu kitabı okurken mutlaka not almanız gerekiyor. Çünkü belki de hayatınızı etkileyecek türden bir kitap. Tabi nasıl ve ne aldığınız çok önemli. Nihayetinde tehlikeli bir kitap . Fazla uzatmaya lüzum yok benden bu kadar. Sözü Montaigne 'e bırakıyorum " Mutluluk bile haddini aşarsa azap olur. "
Kitabı bu kadar geç okumamalıydım ama belki de tam zamanıdır. Her sayfasında düşündüren, çok sade bir dille yazılmış. Yormadan, açık ifadelerle kendi düşüncelerini aktarıyor yazar. Pek çok konu var içerisinde. Sürekli genişletilmiş baskılara girmesinden dolayı her başlık tam kararında çok güzel işlenmiş.
DenemelerMontaigne · Olympia Yayınları · 201665,6bin okunma
Kitapları bir yana bırakıp da dobra dobra konuşursak, aşk dediğimiz şey,arzulanan bir varlıkta bulacağımız tada susamaktan başka bir şey değildir gibi geliyor bana. Venüs'ün bize verdiği şey sonunda bir boşalma hazzı değil mi?
Bu haz ölçüsüzlük yahut hayasızlık yüzünden kötülük haline geliyor.
DenemelerMontaigne · Olympia Yayınları · 201665,6bin okunma
Genelde gece okuduğum bir kitap oldu. Sanırım o ruh halim bana iyi geldi. Kitabın hayata dair tüm görüşleri paylaştığı kesin. Yani Montaigne'nin görüşleri tabi. Anılar, yaşanmışlıklar da bölüm bölüm karşımıza çıkıyor. Yazarla veya bir arkadaşınızla karşılıklı sohbet ediyormuş hissini aldım. Gece okuması yaptığımdadır kesin Aklınızı kurcalayan bazı düşünceleri sizin adınıza sentezlemiş ve yorumlamış. Bu nedenle benim yerime düşünmüş ve açıklamış işte bu adam diyorsunuz. Kısa kısa adı üzerinde denemeler bunlar. Okuması keyifli, zaman zaman hadi oradan dedirten de bir kitaptı.
16. yüzyılda yazılmasına rağmen ne kadar az şeyin değiştiğini bana gösteren ve muhteşem bakış açılarıyla çok iyi noktalara değinilmiş, harika bir kitap.
Yazdığı her bir satırda kendimi bulduğum bir eserdir. Yaptığı betimlemeler ile yazılmış olduğu tarih ile şuan arasında bir fark olmadığını insanların değişmediğini kafamıza vura vura öğretiyor.
Her şeyi bir kenara bırakın ve bu kitabı okuyun. Aylar geçtikten sonra tekrar okuyun. Çünkü her okuduğunuz da farklı bir anlam çıkartacaksınız. Aynı satırlar farklı hisler yaşatacak!
DenemelerMontaigne · Olympia Yayınları · 201665,6bin okunma
Yaklaşık 440 sene önce yazılan bu felsefik ama gerçekçi denemeler günümüzde bile düşüncelerimizi şekillendirmeye yetiyor. Okudukça aslında günümüz yanlışlıklarının temelinin o yıllara ve daha eskiye dayandığını görebiliyoruz. Büyük bir ders niteliğinde bir eser.
DenemelerMontaigne · Olympia Yayınları · 201665,6bin okunma
Montaigne (28 Şubat 1533, Dordogne, Fransa - 13 Eylül 1592, Guyenne, Fransa), 16. yüzyıl Fransız deneme yazarıdır.
Montaigne, Fransa'nın Aquitaine bölgesinde, Bordeaux yakınlarındaki şimdi Saint-Michel-de-Montaigne olarak adlandırılan bir kasabada Château de Montaigne aile mülkünde doğdu. Aile çok zengindi; büyük büyükbabası Ramon Felipe Eyquem, ringa balığı tüccarı olarak bir servet kazanmış ve 1477'de mülkü satın alarak Montaigne Lordu olmuştu. Babası Montaigne Seigneur Pierre Eyquem, bir süre İtalya'da bir Fransız Katolik askeriydi ve aynı zamanda Bordeaux belediye başkanıydı.
Ailesi onun iyi bir eğitim almasını sağladı. Alman bir eğitmen tarafından yetiştirildi. Eğitim süresince Yunan ve Latin edebiyatını ve dilini öğrendi. Bordeaux Edebiyat Fakültesi'nde felsefe okudu. Bir süre bulunduğu yörede Belediye Başkanlığı görevini üstlendi. Ailesinden kalan geniş bir malikanede günlerini kitaplarıyla ve yazılarıyla geçirdi. Kilisenin insanların aklını sürekli çelmesini eleştiren içerikler yayımladı. Avrupalıların coğrafi keşiflerde tanıdığı yeni uygarlıkları köleleştirme, yok sayma girişimlerine karşı çıkmıştır. Keşfedilen yeni medeniyetlere ''barbar, yamyam'' nitelemelerine hiddetle karşı çıkmıştır. Şu düşünce tarzı onu çok etkilemişti: ''İnsanlar zırdeli, daha bir tırtılı nasıl yaratacaklarını bilmezken binlerce tanrı yaratmışlar''. Bu çalışmaların sonucu olarak ünlü Denemeler adlı kitabı oluştu. Klasik kuşkuculuğu yeniden gündeme getirmiştir. Bilgiyi keşfetmenin yeni yollarını bulmayı denedi. Montaigne, Denemelerinde başta insan sevgisi olmak üzere iyimserlik, dayanışma, özgürlük ve okuma alışkanlığı üzerine çok özgün yazılar kaleme aldı. Sürekli eleştirel inceleme fikrini yeniden insanlara tanıttı. Bu yazıları herkesin anlayabileceği sade bir anlatımla okura ulaştırdı. Montaigne, deneme türünün yaratıcısı olarak kabul edilir.
Montaigne, 1592'de bademcik iltihaplanmasından öldü. Hastalığı zamanla dil felcine de yol açtı. Bu durumu eserinde şöyle aktarır: "zihnin en verimli olduğu an başkalarıyla sohbet anıdır. Bunu hayattaki diğer tüm eylemlerden çok daha tatlı buluyorum; ve eğer seçmek zorunda kalsaydım, sesimi kaybetmektense görme yeteneğimi kaybetmeyi tercih ederdim." Günümüzde mezar yeri kayıptır.