Onun üstünde hiçbir hak iddia edemezdim, bunu biliyordum ama yalnız bir yaşamda, bir başka ruhun sizinkinin yanına damladığı ender anlar vardır, yıldızların senede bir defa yeryüzüne sürünüp geçmesi gibi. Daidalos da benim için öyle bir takımyıldızıydı.
Bu kadar cüretkar olduğu aklıma gelmemişti ama öyleydi elbette. Sanatkar, yaratıcı, mucit, dünyanın gördüklerinin en büyüğü. Ürkeklik hiçbir şey yaratamaz.
Gücünün uzanıp sırlarımı araştırdığını hissediyordum. Eski günlerde istediği her şeyi verebilmek için cevaplarla dolup taşan bir kaseyle yanına koşardım ama artık eskisi gibi değildim. Ona hiçbir borcum yoktu. Benden sadece vermek istediklerimi alabilecekti.